MURSİ'YE ÖDÜL


Mısır’ın demokratik seçimlerle işbaşına gelen Cumhurbaşkanı Mursi’ye idam cezası verildi. Zorba yönetime karşı çıkan milli iradenin demokratik yollarla devleti yönetme emanetini verdiği Mursi, bugün bütün Dünya’nın gözü önünde idam cezasına çarptırılmış durumda.

 

Dünya her zamanki gibi yine suskun. Demokrasinin sözde beşiği Avrupa, ayak ayak üstüne atmış vaziyette durumu izlerken, demokrasi 'çerçiciliği' yapan ABD ise sırt üstü yatmış vaziyette durumdan vazife çıkarma peşinde. Öyle ya, Irak’a, Afganistan’a demokrasi sözüyle gelip Müslümanları kandırarak oraları kan gölüne çeviren ABD niçin durumdan hoşnut olmasın ki!

 

Ne garip ki, o meşhur kınama sözcükleri de yok. En küçük bir olay olduğunda klişe kınama ifadelerle durumu geçiştirmeye çalışan Batı, bugün küçük dilini yutmuş vaziyette. Oysa Fransa’da geçen aylarda bir terör eylemi olmuş, bütün dünya liderleri oraya akın etmiş kol kola poz vererek bir de yürüyüş gerçekleştirmişlerdi. Kimler yoktu ki o yürüyüşte! İsrail’inden, Abd’sine, Müslüman ülkelerin liderlerinden, Avrupa’sına... Sanki dersin ki; Dünya denen meçhul bir gezegene başka gezegenlerden terör saldırıları oluyor da, Dünyadaki liderler de ortak tepki veriyor. Ne garip bir gezegende yaşıyoruz değil mi?

 

Demokrasi, özgürlük gibi kavramlarla kendini kabul ettiren Dünya gezegeninin şımarık çocukları için bir Mursi değil bin Mursi idam edilse ne yazar. Onlar, “bana dokunmayan yılan bin yaşasın” zihniyetiyle yaşarlarken bizim Müslüman ülkelerin liderlerine ne demeli?

 

Diyecek söz şu ki; Firavun ve işbirlikçiler; Onlar, galip ve güçlü olanın yakalayışı ile yakalanır (Kamer, 54/42), ve azabın en kötüsü ile kuşatılırlar (Mü’min, 40/55). Sonunda bütün yaptıklarının intikamı alınır ve hepsi boğulur yok olup giderler (Zuhruf, 43/55). Ahiretteki durumları ise daha da kötüdür. Onlar azabın en şiddetlisine sokulurlar (Mü’min, 40/46).

 

Hz. Musa ve mü’minler ise; imanlarının, sabır ve mücadelelerinin bir ödülü olarak mutlaka esenliğe ulaşır.

 

Dolayısıyla; iman teslimiyetiyle hak mücadelesinde olanlar için, firavun ve işbirlikçilerin verdikleri idam gibi cezalar, onlar için ceza değil ancak ödüldür.

 

Mursi, darbe'den önce aynen şunları söylüyordu:

"Bu dava benim canım ve kanımla ayağa kalkacaksa bir an bile düşünmem, canımı ve kanımı vermeye hazırım."

 

İdam kararı yüzüne okunurken Mursi'nin dudaklarında dökülenler ise şu ayetler oluyor:

"Onlar, Allah'tan gelen nimet ve keremin, Allah'ın mü'minlerin ecrini zayi etmeyeceği müjdesinin sevinci içindedirler. Kendileri savaşta yara aldıktan sonra Allah ve Peygamberin çağrısına koşanlara, hele onlardan iyilik edip sakınanlara büyük ecir vardır. Bir kısım insanlar, mü'minlere: «Düşmanlarınız olan insanlar, size karşı asker topladılar, aman sakının onlardan!» dediklerinde bu, onların imanlarını bir kat daha arttırdı ve «Allah bize yeter. O ne güzel vekildir.» dediler. Bunun üzerine, kendilerine hiçbir fenalık dokunmadan, Allah'ın nimet ve keremiyle geri geldiler. İşte o şeytan, ancak kendi dostlarını korkutur" (Ali İmran, 171-175).

v_altun44@hotmail.com

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
18Mar

BEDİR'DEN ÇANAKKALE'YE

12Mar

AKİF VE İSTİKLAL MARŞI

23Ağs
06Ağs
28Tem

ABD, MALATYA VE BBC