ANAHTAR BAHÇELİDE Mİ?


Türkiye bir seçimini daha geride bıraktı. Sonuçlara bakıldığında kimilerin memnun kimilerin ise tedirgin olduğunu görüyoruz.

 

Partilerin oy oranına bakıldığında, Ak Parti %40.8 ile 258 milletvekili, CHP %24.9 ile 132 milletvekili, MHP %16.2 ile 80 milletvekili ve HDP %13.1 ile 80 milletvekili çıkarıyor.

 

Ak Parti seçimden birinci parti olarak çıkmanın tesellisini yaşarken, CHP garip bir şekilde zafer konuşması yaptı. Önceki seçimlere göre tam 1.04 puan kaybeden CHP zaferini Ak Parti'nin iktidarı kaybetme üzerinde kurmuş. 

 

Bu seçimin sürprizini HDP yaptı. Tam 80 vekil çıkardı. MHP ile aynı sayıda. HDP her ne kadar Türkiyelileşme iddiasında olursa da, Kürt milliyetçiliği üzerinde asli temelini korumaya devam ediyor. Nitekim Selahaddin Demirtaş ilk teşekkürünü Öcalan’a yapmıştır.

 

Seçim sonuçları ortada. Halk kendince bir dağılım yaptı ve bu dağılıma göre bir hükümetin kurulması gerekiyor.

 

MHP ve HDP iki zıt parti. Beraber CHP-MHP-HDP şeklinde bir koalisyon kuramayacaklardır. Tabanlar bunu kabul etmez, özellikle de MHP’nin tabanı. Bahçeli seçim sonrası yaptığı konuşmada duruşlarının ne yönde olacağını ifade etti aslında. Tabanların zıt olduğu bir koalisyonun içine girmezler ve Ak Parti ile koalisyon kurmaya da çözüm süreci engel. Bekle gör politikası izleyecekler. Ana muhalefette kalmaya razı olduklarını dile getirdi Bahçeli.  

 

Son koalisyon hükümeti tecrübesi de olan Bahçeli, Herhangi bir koalisyonun içinde yer almaktan kaçacak gibi. MHP sütten ağzı yanan yoğurdu üfleyerek yer misali o sorumluluğa girmeyeceklerini gösterdi. Oysa 1999 seçimlerinde MHP, 111 milletvekili çıkaran Fazilet Parti yerine 86 milletvekili çıkaran ANAP ile koalisyon içine girmişti. Hatta Bahçeliye başbakanlık teklifi bile yapılmıştı.  MHP=129, FP=111, DYP=85 milletvekili ile koalisyon kurabilirken ve hatta bu koalisyonla Bahçeli Başbakan olabilirken, "ben başbakan olmam diyerek" bu teklifi reddetti ve DSP-MHP-ANAP koalisyonuna girerek başbakan yardımcılığı ile yetindi. Sonuç ise hüsran oldu. MHP sadece kendisinden dersler çıkarsa yeter.

 

Gelelim Ak Parti'ye. Ak parti’nin duruşunu Bülent Arınç ortaya koydu gibi. Şöyle diyor Bülent Arınç: “Madem CHP-MHP-HDP sandalye çoğunluğunu elde etti o zaman hükümeti de beraber kurmaları gerekir. Başaramadıkları takdirde bize ihtiyaç duyulursa ki durum onu gösteriyor üzerimize düşeni o zaman yaparız.” Bu da demek oluyor ki, Ak Parti ne olursa olsun ipleri elinde bulundurduğunun farkında.

 

Anlaşılan Ak Parti de bekle gör politikası izleyecek. Bu da şu anlama geliyor; tüm partiler farkında ki, aceleye gelen herhangi bir koalisyon hükümeti bileşenleri devam eden süreç içinde kan kaybetmeye mahkûmdur. Bu durumda ana muhalefette kalan ise süreçten güçlenerek çıkar. Bu tabloda hükümet kurma bir hayli zor gibi görünüyor. Erken seçim kaçınılmaz bir hal alır.

 

Peki Ak Parti-CHP koalisyonu mümkün mü? Seçim sonrası konuşmaya bakılırsa CHP, hükümeti kurma görevini ve hakkını kendisinde görüyor. Ak Parti’yi çoktan silmiş durumda. Oy kaybetmesine rağmen.

 

Sonuç; partiler kolay kolay koalisyon kuramayacak, birbirlerini bir hayli sınayacak, yoklayacak, tartacak ve adeta ince eleyip sık dokuyacak. Kilit parti Ak Parti ve MHP’dir. Kilit olgu ise çözüm sürecidir. Gidişatı bu taşlar belirleyecek. Zor süreç…

 

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
18Mar

BEDİR'DEN ÇANAKKALE'YE

12Mar

AKİF VE İSTİKLAL MARŞI

23Ağs
06Ağs
28Tem

ABD, MALATYA VE BBC