Zümrüd-ü Anka


Sevgili okur, Anka kuşunu bilirsin. Masallara ve efsanelere konu olmuştur. Yunan mitolojisinde de vardır. Arap efsanelerinde ve Hıristiyan geleneklerinde de...

Bu efsanelere göre, Anka’yı herkes göremez. Onu görenlerde mutluluğa kavuşur. Bu kuşun en önemli özelliği, öleceğini htiğinde kendisine kuru dallardan bir yuva inşa etmeye başlar ve bunu ne olduğu bilinmeyen bir zamkla sıvar. Daha sonra yuvanın içinde ölümünü bekler. Güneş ışınlarının kuru dalları yakmasıyla ölür ve efsaneye göre küllerinden yavru bir Anka Kuşu olarak tekrar doğar…

Neye benziyor bu Anka?

Yüreğe. Senin yüreğine. Bazen en sevdiklerin anlamaz. En sevdiğin şeyler tat vermez. En rahat yaptığın  işler düğüm düğüm olur önünde…

Görünmez bir el, göğüs kafesini aşar sıkar yüreğini. Daralır solukların. Derince yinelemene izin vermez…

Biz hep sandık ki, imtihanların biri bitecek sonra diğeri başlayacak. ‘ Hadi bakalım bunu atlattın. Zafer senindir. Dinlenebilirsin.’ denilecek.  Oysa bazen bitmesini beklemeden ard arda gelir her şey. Dinlenmene, fırsat vermezler. ‘Dur da bir soluk alayım!’ diyemezsin. İşte o zaman diyor ya Mevlana:

‘Her şey üstüne gelip seni dayanamayacağın bir noktaya getirdiğinde sakın vazgeçme.
İşte orası kaderinin değişeceği noktadır.’ Diye. Bazen Anka gibi soluklarına dahi güvenemezken,  yürümen gerekiyor. Ruhunla yüreğine İnşirah’ı okuyup yürümen, yoldaki dikene taşa rağmen…

Yüreğini bir Anka’ya çevir. Yuvanda yan. Küllerini bile savursa rüzgâr, doğ tekrar. Ve o düğümleri çöz tek tek...

Uzakta arama mutluluğu da Anka’yı da...

Emek verince mutlulukta sende, Anka da…

Vesselam.

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
31Oca

SİZİ ANLAMIYORUM!

12Ara

NİHAYET!

08Ekm

Tüy

23Tem

MESAFE

19Haz