VE YOK OLUŞ-1


Ne dramatik bir hal...
Yıllardır eğitimden sosyal hayata,yargıdan askeriyeye,MİT'ten devletin yüksek güvenlikli alanlarına kadar faydalı hizmetler yaptığını düşündüğümüz ancak işin iç yüzünün kaypak vahimliğinin farkına varamayışımız...
Büyük ve etkili hazin bir sona doğru tüm hızlılığıyla yol almak...
Bir zincirlemenin halkası gibi son 5 yılda devletimize ve milletimize yaşatılanlar...
Ve bile bile kendini intihara sürüklemek...
Tarih:6 Ocak 2012
Eski Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ Ergenekon soruşturması kapsamında İnternet Andıcı davasında tutuklandı.Erdoğan,daha yeni göreve gelen Başbuğ'un tutuklanmasına karşı çıktığını,bunun kabul edilemeyeceğini ve bundan son derece rahatsızlık duyduklarını defalarca dile getirdi.Ancak yargı bağımsızlığına boyun eğip olayların seyrine dalmasından başka bir çare görünmüyordu.
4 gün sonra...
Tarih:10 Ocak 2012
Adeta Erdoğan'a kapak atma niteliğinde 1.Ordu ve Ege ordusu komutanlığı yapmış ve Erdoğan'a yakın bir isim olan Hurşit Tolon sözde Ergenekon soruşturması kapsamında tutuklandı.
Gördüğümüz kadarıyla Gülen örgütünün ilk 'öncü' dişini göstermesi bu olayla gün yüzüne çıkmıştı.Güç gösterisi yapmaktan tesirli zevk duyan Gülen,rahat durmuyordu.
Tarih:7 Şubat 2012
İstanbul Özel Yetkili Savcısı Sadrettin Sarıkaya;MİT Müsteşarı Hakan Fidan,eski müsteşar Emre Taner,eski müsteşar Yardımcısı Afet Güneş ve iki eski MİT görevlisini bizzat telefonla arayarak "KCK soruşturması" kapsamında ifadeye çağırdı.Anlaşılan savcı,soruşturmanın kilit isimlerini Fidan ve arkadaşları olarak görüyordu.Oslo'da çözüm sürecini hayata geçirmek için canını dişine takarak yaptığı görüşmeler sebebiyle suçluyordu.
Fidan,telefonla dönemin Başbakanı Erdoğan'ı arıyor ve ulaşamıyor.Sonrasında dönemin Cumhurbaşkanı Gül'ü aradı.Durumu kısaca izah etti ve düşüncesini sordu.Gül ise herhangi bir tatsızlığın çıkacağını düşünmüyordu."Bence ifadenizi verin herhangi bir sıkıntı çıkacağını zannetmiyorum."dedi.Gül ile yapılan görüşmenin hemen ardından Başbakan Erdoğan,Fidan'a geri dönüş yaptı.Fidan,savcının talebinden Erdoğan'a da söz etti.Erdoğan,olayın vahim boyutunun farkına varmış ki,kesinlikle ifadeye gitmemesini söyledi.
Bu olay,cuntacı yapının şu ana kadar ki en 'iddialı' çıkışıydı.İşe MİT'ten başlayıp devletin yargısını ve diğer ögelerini kendi kanatları altına alarak devleti ele geçirmeyi hedeflemişlerdi.Erdoğan artık olayın farkına varmıştı.Bu hamleyi de kıl payı atlayarak hedeflerinin ellerine kelepçe geçirerek milletin nabzına pranga vurmak olduğunu anlamıştı.Ancak 2013'ün sonlarına kadar bu azgın yapıya karşı 'ileri veya imha' adımlarda bulunmadı ya da bulunamadı.
Tarih:16 Haziran 2013
Başbakan Erdoğan cemaatin düzenlediği '11.Uluslararası Türkçe Olimpiyatları' kapanış toplantısına davetli olarak katıldı ve tüm yaşanan olumsuz hadiselere rağmen kendi ağırlığına ve mertliğine ile devletin varlığına ima ederek cemaate sıcak ve dostça mesajlar verdi.Kendisine yönelik 6 Ocak,7 Şubat ve Gezi İhanetine rağmen cemaatin etkinliklerine katılıyor.Gönülce ve kardeşçe iletilerde bulunmaktan geri durmuyordu.
Ancak beyinlerde beliren tek bir soru işareti vardı.Geçen sene yani 15 Haziran 2012'de '10.Uluslararası Türkçe Olimpiyatlarında' Gülen'e ithafen "Gurbet hasrettir.Hasretin bedeli çok ağırdır.Biz gurbette olup şu vatan topraklarının hasreti içerisinde olanları aramızda görmek istiyoruz." diyerek 'ÜLKENE,MİLLETİNE VE DOĞUP BÜYÜDÜĞÜN VATAN TOPRAKLARINA ARTIK DÖN' çağrısında bulunmuştu.
2013 Haziran olimpiyat kapanışında ise böyle bir çağrıda bulunmadı Erdoğan.Günlerce bu konuyla ilgili farklı komplo teorileri üretildiyse de kimse olayın büyük bir kızışmaya neden olacağını kestirememişti.Ancak mesaj açık ve netti.Güven zedelenmişti ve bir şeyler döndüğünün farkına varmıştı Erdoğan.
Ve ilk kızışma,öfke ve gazap tohumları...
Tarih:2013 Ekim-Kasım ayları
O soru işaretlerinin az çok cevabını almaya başladık.Dershanelerin kapanması gündeme gelince maskeler yavaş yavaş çözülmeye başladı.Aralık 2013'ün başlarında Gülen'in AKP iktidarını tehdit içeren bir videosu yayınlandı.Gergin açıklamalar,tehdit içeren konuşmalar,sert, çatışmalı ve bir o kadar da garip söylemlerde bulundu Gülen.

 

Erdoğan ise sadece susmayı yeğledi.

Ta ki 17/25 Aralık ihaneti patlak verene kadar...

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
25Kas

TUZLU KAHVE

06Ekm

Keşke Hiç Büyümeseydik...

16Oca

Ben dilenci değilim...

12Ekm
28Ağs

SAHİL, O GECE VE GÖNÜL...