ÇÖKÜŞ-3


Bundan önceki köşelerimde halkımızın,kalemşörlerin,kamu ve özel sektördeki bilişimcilerin,bürokratların,devletin yüksek güvenlikli kadrolardaki kişilerin,devlet genel yöneticilerin ve ayrıca paralel yapının içerisinde bulunup çeşitli akıl ve fikir yürütmelerle içeride rehin tutulan çekirdekten yetişme öğrencilerimizin ile alt,orta ve üst kademelerdeki yöneticilerin bu rengi belli olmayan gizemli yapının hedeflerini,gayelerini,misyon ve vizyonlarını defalarca sorguladıklarını,sorular karşılığında ise sağlıklı ve tatmin edici cevaplar almadıklarını ve hatta sırra kadem basmış kalıplaşmış konular hakkındaki önemli soru işaretleri cevapsız bırakılarak konuyu farklı yönlere çevirdiklerini defalarca söylemiştim.Durum,hal veya tablo ne olursa olsun,cemaatten biri olsun veya olmasın sorulan sorulara sağlıklı,samimi,açık ve net bir şekilde cevaplar verilmesi ve bunların öğrenilip  kamuoyu ile paylaştırılması milletimizin en doğal ve tabii hakkıdır.

Özellikle Erbakan Hoca'yla oluşan söz düelloları,Cebrail'in(as) gelip parti kurması neticesinde karşıt tutumlarının ne olacağı,siyasi ve politik bir parti gibi hareket etmeleri,devlete talip olmaları,yargı,emniyet,ordu,eğitim,finans ve iş dünyası gibi alanlardaki boğaz kıstırıcı ve öldürücü darbeleri,devletin belkemiğini oluşturan MİT'i kendi tekelleri altına alma çabaları,1999 Şubat krizi,gazete,dergi,dershane,yurt...gibi finansman,abone ve sponsor ayağını oluşturan alanlardaki zorbaca faaliyetleri,uyuyan hücreleri ile tam bir geri çağı yaratma girişimleri,Hasan Sabbah'ın Haşhaşilerini aratmayacak cinsten paralel devlet kurma hayalleri öyle hafife alınacak türden değildir.
Bu tür faaliyetlere bir nebzecik de olsa konulara açıklık getirmek,sorulan sorulara teskin edici ve sağlıklı cevaplar elde etmek için önce vicdan terazisine çıkıp,kendimi yoklayıp sorguladım ve mümkün mertebe hassas davranmaya çaba sarf ederek tekrardan bazı sorular eşliğinde karşınıza çıkmayı uygun buldum.

Yaşanan her hadiseden sonra kendisine Hizmet Hareketi diyen camianın gazetelerine, televizyonlarına ve diğer faaliyetlerine pür dikkat kesildim,dinledim,yokladım ve şu soruları sormaya karar verdim...

1-Kavgadan önce Uludere’de Hükümetten yana tavır sergileyen cemaat neden kavgadan sonra Hükümeti suçladı?

2-Kavgadan önce bir avuç gezizekalıları topa tutan cemaat kavgadan sonra niye rotayı değiştirdi?

3-Kavgadan önce CHP,HDP,MHP gibi partileri ve Saadet ve BBP gibi az çok islami anlayışı ve islami kesimi savunan partileri yerin dibine sokan cemaat kavgadan sonra niçin bu tür partilere oy istediler?

4-Kavgadan önce Fethullah Gülen de dahil yöneticileriyle,yazarlarıyla ve tüm güvenli kadrolarıyla Erdoğan’ı adeta Kurtarıcı İsa gibi gören cemaat kavgadan sonra ne amaçla Erdoğan’ı ‘yezid,diktatör,ebu cehil,firavun,karun’ ilan ettiler?

5-Paralel örgütün emniyet ve yargı organının başlattığı MİT Tırlarına yapılan operasyonunu IŞİD terör örgütüne silah,mühimmat ve depo taşıdığı iftirasını neden birimlerinize sürmanşet olarak taşıdınız?
 
6-Nasıl olur da kendi ülkelerini Batı'ya Today’s Zaman ve diğer medya kuruluşları aracılığıyla ‘Bizim ülkemiz teröristlere silah yardımı yapıyor.’ yalanını sızdırdınız?
 
7-Dublaj,montaj ve sahte ses kayıtlarını koz olarak kullanarak ve santaj yaparak Erdoğan’ı safdışı bırakmak amacıyla gerek ülkemize gerekse dış basına neden sızdırdınız?
 
8-Cumhuriyetin kuruluşundan bu yana laiklikten asla ödünç vermeyen ve katı bir islam düşmanlığı performansını sergileyen CHP’yi nasıl oldu da bir çırpıda cemaatçi,dinci,islamcı grup ilan ettiniz?
 
9-Geçen yıl bir CHP milletvekilisi(Birgül Ayman Güler),"CHP ile cemaat ittifak içerisinde psikolojik ve hegemonya harp başlattılar."demişti.CHP ile özünüzden neleri taviz vererek ittifak kurdunuz?
 
10-Cemaat,yaklaşık 13 yıldır iktidarda olan Ak Partinin yolsuzluğuna,haksızlığına,rüşvetçiliğine ve hırsızlığına 17 Aralık darbe girişiminden önce hiç mi şahit olmadı?
(Halbuki 17 Aralıktan sonra Erdogan'ın 2011, 2010 yılındaki sözde yolsuzluklarına ve İstanbul Belediye Başkanlığı dönemindeki kara para aklanmasından söz ediyorlar.)
Gerçekten de samimi misiniz?Bu milleti salak yerine koymayın da 17 Aralıktan önce neyle meşgul olduğunuzu açıklayın?
 
11-Cemaat,HDP ile Oslo sürecinde masaya oturup çözüm süreci projesini hayata geçiren  hükümeti teröristlere yataklık ettiğini ve ülkeye ihanet ile suçlarken; 30 Mart yerel seçimlerde,cumhurbaşkanlığı seçimlerde,7 Haziran genel seçimlerde ve 1 Kasım erken seçimlerde HDP’ye kapı kapı dolaşıp yüzsüzce,şuursuzca,pişkince ve kaypakca oy toplarken sizinki vatanseverlik mi oluyor?
 
12-Paralel örgüte olan partizanlığıyla bilinen İdris Bal ve İdris Naim Şahin parti kurdu.İdris Bal,partisinin temellerini attığı sırada objektiflerin karşısına geçerek 2 yıllık bir süreçte parti kurmayı hedeflediklerini ve bunu başardıklarını söyledi.
(Parti kuruluş fikrinin düşünülüş tarihi ise 17 Aralık darbe girişiminden önceye tekabül ediyordu.)
Hani sizin partilerle ve siyasetle işiniz olmazdı. Bunun izahatı ne olabilir?
 
13-Devletin tüm alanlarına sızıp neden  kadrolaşıyorsunuz? Amacınız nedir?
Kendinizi bu kadar da olumsuz yönde deşifre ederek gönüllere taht kurmuş olduğunuz insanları hangi akılla dinden ve imandan soğutuyorsunuz?
 
14-15 Aralık 2000 tarihinde Şanlıurfa’da cereyan eden hadisede bir müslüman kız hristiyan bir erkekle evlenmesi ve Zaman Gazetesinin  bunu ‘İŞTE DİYALOĞUN MEYVESİ’diye haber yapması neyi hedeflediklerinizi gösteriyor?
Dinler Arası Diyalog paranoyasıyla ulaşmak istediğiniz maksat nedir?
 
15-Paralel yapının tetikçisi olan Samanyolu Tv’de İsrail Eski Cumhurbaşkanı Şimon Peres'e övgüler yağdırıp,yere göğe sığdırmayan ve Erdoğan'a karşı yüz kızartıcı ifadeler kullanan Eski Yargıtay Başkanı Sami Selçuk’u neden susturmadınız?Niye One Minute’ye karşı çıkıyorsunuz?
 
Maddeleri uzattıkça uzatabilirim ama gerek yok.Çünkü her bir yanlışlık,her bir ayrılış,her bir kopukluk halkımızın iradesine kelepçe vurulmuş büyük bir darbedir...
 
Demem o ki;
Ne kadar iğrenç bir iddia,yüz kızartıcı mesele ve ihanet şebekesi varsa cemaat gelinen ve gün gibi aşikar olan noktada hâlâ kendilerini yeni doğmuş günahsız bebekler gibi tertemiz görüyorlar.
Ama kusura bakma abi,Ateş olmayan yerden duman çıkmazmış...
 
Ve şunu da eklemeden noktalamayacağım:

"Eğer azıcık yüzünüz kızarmışsa,kasılmışsa;içinizi bir güzelce süzgeçten geçirmişseniz,iç muhasebe yapmışsanız;ar,haya ve utanma faslını kendinize bir ilke olarak sunmuşsanız...
Çıkın yüreklice,cesurca,mertçe,ahlak kurallarını çiğnemeyerek,samimi ve içten bir şekilde hâlâ cevap bekleyen bu soru işaretlerin hakkını verin...
Aksi halde bu tüm söylenenlere eyvallah çekip doğruluk,gerçeklik ve haklılık payının yüzde yüz olduğuna sizler de kanaat getirmişsiniz demektir."
 
Karar sizin...

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
25Kas

TUZLU KAHVE

06Ekm

Keşke Hiç Büyümeseydik...

16Oca

Ben dilenci değilim...

12Ekm
28Ağs

SAHİL, O GECE VE GÖNÜL...