ÇÖKÜŞ-2


Yakın zamanda yaşanan 7 Şubat MİT krizi,Gezi İhaneti,17-25 Aralık Hükümete Darbe Operasyonu,14 Aralık Sulh ve Selamet Operasyonu,PKK ve türevlerinin yeniden hortlaması ve IŞİD/DAEŞ denklemi...gibi olayların perde arkasında yaşananları anlayıp hafızalara anekdot edebilmek için bundan önceki yazıda belirttiğim 1999 Şubat soğuğunun aydınlanması gerekiyor.Aksi halde yapılan ve düşünülen tüm kanı ve muhakemeler eksik kalacaktır.

Ancak şunu hatırlatmakta da fayda var.Gülen-Öcalan takasının anlamı,derinliği ve politikliği hala bir muamma...

Genel anlamda tahlillere yer verecek olursak siyasi ve politik bir parti gibi davranmak isteyen ve iktidara talip olmak isteyen bir sivil hareket var.Devlet ise bu  sivil/dini(?) hareketin dış güçlerin maşası olduğu yönündeki fikriyatından dolayı sorunların büyük çoğunluğu da buradan kaynaklanıyor...

Paralel Yapının Emniyet ve Yargı ayağının başlattığı 'DOSTMODERN DARBE'yle gerçek kimliğine hızla yaklaşarak iş adamlarını şantajla ve yargıyla tehdit ederek,soruşturma dosyalarını kapatarak,gazete ve dergi gibi finansman ayağını oluşturan ögelere zorbalıkla abone veya sponsor ederek,kendine yakın şirketlere,bankalara,iş adamlarına kolayca finansman ve ihale usülü sağlayarak,ihalelere fesat karıştırarak,vergi kaçakçılığı ve hileli finansal raporlarda etkin bir rol oynayarak,en önemlisi ve en acıklı olanı ise din simsarlığına soyunarak yüklü,yutulmayacak ve hazmedilmeyecek miktarda kendilerine mali belgeler,finansal tablolar ve parasal kaynaklar elde eden bu tehlikeli ve korkulu yapıyı imha etmek devletimizin temel bekası için gerekçe olarak yeterlidir... 
 
Kamu sektörü ve özel sektörün en can alıcı noktalarında özellikle  yargı,polis,eğitim,kamu kurumları,lobiler,medya,iş dünyası ve finans gibi alanlarda sızdırıcı ve kaydırıcı  faaliyetlerde bulunarak devletin ve milletin kanını emmekteler...

Ayrıca dini sahayı da yozlaştırdığınız,dejenere ettiğiniz,soysuzlaştırdığınız, saptığınız,yanlış yollara sürüklediğiniz,akılları kiraya verilip kendiniz kulladığınız ve metodunuzdaki noksanlıklarınızı yapa yapa zikrettiğiniz şeye dönüşmeniz gibi elem verici ve azap duyucu haller nedeniyle insanların beyinlerinde bin bir türlü soru işaretleri bıraktınız...

Şimdi;merak ediyorum...

Sadece bir vatandaş olarak vicdanlarınızı aşağıda sayacağım noksanlıklar karşısında nasıl susturmayı başarabildiniz?

1-28 Şubat sürecinde Erbakan Hoca’ya “Beceremediniz bırakınız artık.” diyen manşetleriniz ve öğrencilere başınızı açıp “Başörtü füruattır.” diyerek kırılan kollarımızı bırakın kırılan kalplerimizi hiç mi düşünmediniz?

2-PMYO(polislik),zabıt katipliği,gardiyanlık,idari hakimlik,imamlık ve diğer sınavlarda (özellikle kpss,sözlü ve yazılı sınavlar) kendi evlerinizdeki öğrencilere soruları dağıtırken hakkına ve hukukuna tecavüz ettiğiniz öğrenciler hiç mi rüyalarınıza girmedi?

3- Mavi Marmara'da  şehit olan kardeşlerimiz için “Otoriteden(İsrail'den) izin almalıydınız.” derken hiç mi kardeşlerimizin kanı gözlerinizin önünden bir film şeridi gibi geçmedi?

4-Ülkemizin Cumhurbaşkanı ‘one minute’ çıkışını zülme maruz kalmış Filistin halkı için hakkı,hakikatı ve gerçekleri haykırırken buruşan yüzlerden dolayı hiç mi kederlenmediniz?

5- Vatanımızın MİT Müsteşarı Hakan Fidan’ı içeri alma girişiminiz(7 Şubat 2012 krizi) ve bu neticeyle Mossad,CIA ve MI5’i ülkemize salma çabalarınız hiç mi onurlarınıza dokunmadı?

6-Ticari ve siyasi kar sağlayıcı olmaktan ileri gitmeyen Türkçe Olimpiyatlarınıza(Mekanda erkek-kız iç içe,açık-saçık bayanlar,ilahi,Kur'an-ı Kerim tilaveti gibi dini faaliyetlere yer vermeyen bir olimpiyat) Peygamber Efendimizin(sav) teşrif ettiğini söylerken hiç mi hangi yüzle söylediğinizi düşünmediniz?

7-Dünyaya meydan okuyup masum insanları katleden İsrailden,müslümanları insansız hava araçlarıyla katleden Amerikadan,sömürgecilikten bir adım geri durmayıp bütün Afrikayı abluka altına alan İngiltereden ve Küresel Emperyalizmden esirgemediğiniz empati ve sempatiyi neden biz müslümanlardan esirgeyip duygusalcıl,dincil ve insancıl sömürüsü yapmaya yelteniyorsunuz?

8-“Ben bu yola kefenimle çıktım.”diyen ve bu uğurda hem sizden destek alıp hem de devletin tüm imkanlarını sizlere seferber eden Uzun Adamla niye çatışıyorsunuz?

UZUN ADAM SİZE SEÇKİNSEL EMPERYALİZM'İN MÜSLÜMANLARA YAPTIĞINDAN DAHA BÜYÜK BİR ZULÜM MÜ YAPTI?

9-Hiç kimseye karşı eksik etmediğiniz hüsn-ü  zannınızı ‘Bu kardeşlerim ne istedi de ben geri çevirdim?’ diyen Erdoğandan esirgerken hiç mi “Acaba yanlış yaptık mı?” demediniz?

10-Herkül.org sitesinde bamteli görüntülü konuşmalarınızda veya diğer konuşmalarınızda bir gün bile olsun hiç mi Arakandaki,Filistindeki,Somalideki,Afrikadaki,Doğu Türkistandaki,Suriyedeki,Iraktaki ve dünyanın çeşitli yerlerinde zulüm gören,açlıktan ve susuzluktan ölen,taciz ve tecavüze maruz kalan bacılarımızdan,işkenceler altında can çekişen kardeşlerimizden bahsedip o terörizm devletlerinin evlerine ateşler salsın,yuvaları başlarına yıkılsın,bir şey olmaya imkan verilmesin diye beddua ettiniz mi?

Ve daha neler neler…

Bırakın bunları anlatmayı sayfalar kitaplar bile yetmez…

İşin en ilginç yanı da…

Fethullah Gülen; 04.10.2014’teki bamtelinde kısaca şöyle diyor:”Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır.“diye…

Merak ediyorum ya hangisi haksızlık ve hangisi dilsiz şeytan?

Peki;Erdoğan haksızlık yaptı diyelim ve sizler buna karşılık 30 Mart Yerel seçimleri,Cumhurbaşkanlık seçimleri,7 Haziran genel seçimleri ve 1 Kasım erken seçimlerinde gerekli olan hakkınızı aradınız.Kimseye hangi renge,anlayışa ve safa sahip olduğunu göstermeden ve hatta beddua seansları ile kelimenin tam manasıyla hakkınızı aradınız Tayyibin zulmüne karşı(sadece gülen cemaatine göre zulüm)...
Kazmış olduğunuz kuyuya kendiniz düştünüz.Daha önce önemle üzerinde durarak tarumar ve darmaduman olduğunuzu belirtmiştim...
Peki; İsrail,Amerika,İngiltere,Fransa ve tüm Emperyalist terör devletlerin müslümanlara karşı olan zulmü ne olacak?
Onların zulmüne karşı ne yaptınız,hani haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandı?
Ne oldu sizlere ey dünyanın 160 ülkesine yayılmış sözde hizmet erleri?

Ne oldu ya bir de onlara karşı susmayın,konuşun,ifade edin,anlatın,yazın, inanın ve gerçekleri yüzüstü bırakmayın…

Gazeteleriniz var.Medya patronların büyük çoğunluğu sizin elinizde…
Kanallarınız,radyolarınız,siteleriniz var…
Okullarınız,dershaneleriniz,yurtlarınız var...
Finansal editörlüğün çoğu sizin tekelinizde...
Türkiyede ve hatta dünyada büyük bir stratejiniz,prestijiniz ve konumunuz var…
Hatta Angela Merkelle bile görüşen parababalarınız varmış…

Evet,gerçekten isterseniz dünyanın büyük kitlesine sesinizi duyurabilecek bir gücünüz var…

Neden,niçin,ne amaçla,hangi akılla yapmıyorsunuz?
Şu üç günlük dünya tabiri var ya…
Ah ah insanları dilsiz şeytan uşağı haline getirebiliyormuş meğer...
Yok be üstadım...
Bu bir dershane meselesi değil.Tam bir kopuş, tam bir kırılış ve tam bir kaos yaratma girişimidir…
Kendi öğretiniz dışındaki Müslümanları kırıp kırıp geçişinize taneler eklemekten başka bir şey değildir…

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
25Kas

TUZLU KAHVE

06Ekm

Keşke Hiç Büyümeseydik...

16Oca

Ben dilenci değilim...

12Ekm
28Ağs

SAHİL, O GECE VE GÖNÜL...