İSLAMİ UYANIŞIN GÜÇ KAYNAĞI: BİLGİ


Malatyasanalhaber.com ailesine, okuyucularına ve hemşehrilerime merhaba. Bundan sonra zaman zaman siz değerli malatyasanalhaber.com okuyucularıyla beraber olmaya çalışacağım. Bu küçük girizgâhtan sonra sözü uzatmadan İslami uyanışın asıl gücünün ne olduğu ile ilgili bugünkü yazımıza geçmek istiyorum.

 

Özelde bireylere genelde ise toplumlara yön veren mekanizmalar bugünün küresel çapta otoriterleri olarak dünya sahnesinde yerini almaktadır. Bu denetleyici ve anında müdahale edici güç sahipleri, sosyal olayları ince ayrıntıları ile okuyabilecek backgrounda sahip olduğunu eylemleri ile göstermektedir.

 

Bu akıllı güç, bir dinin, pratik yönü hariç tutulduğunda, tüm teorik bilgisine vakıf olabilecek kabiliyeti ortaya koyabilmektedir. Öyle ki, otoriter gücün sosyal olayları yönlendirebilir yetiye sahip olması, bu tür bilgilere hâkim olması ile ilişkilendirilebilir.

 

Burada sorulması gereken, seni senden daha iyi bilen bir yapının gerçek niyetinin ne olacağı üzerine olacaktır. Bu durum, aşağılık kompleksine sokarak seni sana anlatan oryantalizmin ta kendisidir.

 

Algıların ayarları ile oynandığı operasyonun bu ilk adımları sonraki süreçte bir milletin sahip olduğu tüm zenginlikleri alaşağı edecektir. Buna göre diyebiliriz ki, İslam coğrafyasının bugünkü durumu bu sürecin bir sonucudur.

 

Buradan hareketle, tarihsel süreç iyi analiz edildiğinde, ilim ile gücün birbirini tetikleyen etkili unsurlar olduğu görülecektir. Bugün bizler, bilgiden uzaklaştırılan bir topluluğun ne yazık ki dramını izlemek durumunda kalıyoruz. İslami uyanışın muştusu da yine ilme hâkimiyetin başlandığı yerde verilecektir. Aksi halde “ölen de biz öldürülen de” söylemine hiç kimseyi inandıramayacağız.

 

O halde Müslümanların önemli bir misyonu da, İslam’ın bir barış dini olduğunu tüm insanlığa anlatması olmalıdır. Bu ise yine güce diğer bir deyişle bilgiye hâkim olmakla olacaktır.

 

Bu arada gücü elinde bulunduranlar, ikna sanatlarını çoktan icra etmişlerdir. Müslüman’a düşen ise haksızlıklara, zulümlere, işkencelere, kıyımlara memleketlerinin en geniş meydanında eylemlerle cevap vermektir. Kahrolsun İsrail, kahrolsun Sisi, kahrolsun zalimler... Ama şu iyi bilinsin ki, hiç bir miting, zalimin amacına ulaşmasını engellemeyecektir.

 

Elbette ki, Allah dilediğini yapma kudretine sahiptir. Biz burada, bizden olmayanların hâkim olduğu güce ulaşmanın irade sahibi Müslümanlara düşen yönüne vurgu yapıyoruz. Tepkisel eylemler ise bizden olmayanlar karşısındaki gücümüzün ulaştığı üst sınırı göstermektedir.

 

Tek yapabildiğimiz veya diğerlerinin bizde görmek istediği, beklentisidir mitingler. Sizce de artık İslami uyanışı harekete geçirecek kaynağı, ilmin, bilginin gücünü ortaya koyacak mücadeleyi başlatmak gerekmiyor mu? İslam toplumu bu zilletten ancak Endülüs gibi bir medeniyete ulaştığı zaman kurtulacaktır.

 

Bundan sonraki yazılarımızda çok kültürlü bir yapıya sahip olan İngiltere’de, bizim de zaman zaman karşılaştığımız Müslümanların durumları ve sorunları üzerinde durulacaktır.

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
19Tem
28May
21May