YA DİZ ÇÖKERSİN, YA DA KATLANIRSIN !


Yani iki iki daha dört eder gibi, herkes biliyor ki, 35 yıldır PKK başta olmak üzere,  ülkemizdeki tüm terör  odaklarının arkasında hepimizin bildiği gibi malum egemen batılı devletlerin istihbarat örgütleri  bulunmaktadır.  Çünkü Türkiye’de her zaman  onların istediği  gibi  zayıf iktidarların olmasını ve her denileni kabul etmesini istiyorlar. Kesinlikle kalkınmış ve ayakları üstünde duran bir Türkiye, Batı dünyasının asla işine gelmez…

 

Peki, kim bu devletler?  Kim olacak; Amerika, İngiltere, Fransa, Almanya ve Ortadoğu’daki uzantıları olan İsrail’dir. Tabi birde, bölge üzerinde yayılmacı emmeleri olan İran ve Sovyet Rusya’yı da unutmamak lazımdır. İşte yıllardır Türkiye’deki süregelen terörün  bütün lojistik, gıda ve silah desteğini veren ülkeler bu ülkelerdir.

 

 Hani dedik ya;  şu anda Türkiye’ye sen çok illeri gidiyorsun mesajı veriyorlar?

İşte bunun en basit örneği: Rahmetli Adnan Menderesin akıbetidir.  Adnan  Menderes  ne zaman ki, Türkiye’nin önünü açmak ve dışa karşı bağımlılıktan kurtulmak için bazı  ekonomik hamleler ve tedbirler başlattı, dış güçler hemen içimizde ki yandaşları vasıtası ile içeriden bazı bahaneler bularak, Başbakan Adnan Menderesi idam sehpasına çıkararak, Türkiye’deki  bütün siyasetçilere de bir mesaj vererek,  şunu demek istediler;  bizim istediklerimiz dışında bir politika üretirseniz, işte sizlerin de akıbeti böyle olur demek istediler…

 

Evet, son 14 yıldır,  Türkiye’yi dışa  bağımlılıktan kurtarmak için bir çaba içinde olan R.Tayyip Erdoğan’a da aynı mesajı vererek, sen çizgiyi aştın, ve çok illeri gittin,  cezasını çekeceksin demek istiyorlar…

Yani  egemen dış  güçler Türkiye’ye şu mesajı vermek istiyorlar, sen daha 14 yıl evvelline kadar, piyade tüfeğin baştan olmak üzere; savunmadan ihtiyacın olan bütün silahlarını, yani tankını, topunu, helikopterini, füzeni, savaş  gemini, yani kısacası savunma ile ilgili her şeyini bizden alıyordun. Fakat Tayyip Erdoğan iktidara gelir gelmez, Türkiye kendi piyade tüfeği baştan olmak üzere;  tankını, topunu, füzesini, helikopterini, savaş gemisini yaptı ve şimdi de savaş uçağını yapıyor. Yani bu kadarı da artık fazla, çünkü Türkiye çok illeri gidiyor demek istiyor batılı Gavur Haçlı ittifakı…

 

Güçlü bir hükümetin Türkiye’de iktidarda olmasını kesinlikle  ve asla istemiyorlar.  Çünkü Türkiye son 14 yıldır savunma sanayinde ürettiklerini şu anda diğer ülkelere satmaya başladı. Yani egemen batılı devletler, Türkiye’ye açıktan  demek istiyorlar ki, üretmeyeceksin, hep bizden alacaksın ve İsrail’i asla rahatsız etmeyeceksin ve bizim Ortadoğu’daki hesap ve kitaplarımıza asla karışmayacaksın ey Türkiye, ey R.Tayyip Erdoğan demek istiyorlar.. .

 

Yoksa terörü senin ensende asla çekmeyiz  ve yıllarca ve böyle terör hadiseleri ile baş başa yaşamaya mecbur kalırsın demek istiyor batılı egemen devletler. İşte  şimdi yeri gelmişken hatırlatalım, Türkiye’de 1931’ de Kayseri’de başlatılan Uçak fabrikasını ve dönemin iş adamlarından Nuri Demirağ’ın  Eskişehir ve İstanbul Beşiktaş’ta başlattığı Uçak fabrikalarının 1940’tan sonra nasıl iflasa zorlandığını ve dönemim siyasi iktidarının buna nasıl seyirci kaldığını bütün Türkiye’nin arşivlerde çıkarıp mutlaka bilmesi gerekir…

 

İşte 1940’ların aynı siyasi zihniyet, şu anda, Ülkemizdeki bu terör olayları karşısında milli bir duruş sergileyerek siyaset üstü iktidarın yanında yer alması gerekirken,  maalesef  teröristlere cesaret veren bir politika sergileyerek asıl gerçekleri görmemezlikten gelmektedir…

 

Yani  dış güçlerin kafasındaki asıl mesele,  aslında  R.Tayyip Erdoğan meselesi olmaktan ziyade,  asıl mesele:  R.Tayyip Erdoğan’ın  son 14 yılda yaptıklarını,  başka bir iktidarda yapmış olsaydı, batılı egeme  güçler yine aynı şekilde davranacaklardı. Çünkü Türkiye’nin kalkınıp ayakları üstünde durması demek, oların bu bölgedeki pazarları ve menfaatlerinin ellerinde gitmesi demektir. İşte batılı Haçlı ittifakının böyle bir duruma asla tahammülleri yoktur…

 

 Evet, işte bütün bu sebeplerden dolayı, batılı egemen devletler,  terörle Türkiye’ye diz çöktürüp amaçlarına ulaşmak istiyorlar. Milletimiz artık bu gerçeği  anlamalı ve milli bir duruş sergileyerek, bu batılı kafirlere karşı siyaset üstü birlik ve beraberlik içinde olmalıdır. Böylesi zamanlarda, şahsi siyaset düşünülecek zaman değildir. Çünkü bu gemi batarsa milletçe hep birlikte batarız sakın bunu unutmayalım. Gün kişisel siyaset yapmanın zamanı  zemini değil, birlik beraberlik içinde olmanın zamanıdır. Uyanın ey aziz kardeşlerim, uyanın artık…

 

Ankara’da ki terör alayından dolayı, tüm milletimize baş sağlığı diliyoruz.

 

Saygılarımla / lutfucaner44@gmail.com

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!