ÜÇÜNCÜ DÜNYA SAVAŞINA MI, SÜRÜKLENİYORUZ ?


1.Kasım genel seçimleri yaklaşırken, Dünya’da ve Türkiye’de neler oluyor? İki kutuplu Dünyakonjönktöründe meydana gelem hadiseler oldukça tedirgin edicidir. Dünyanın vahşi katilleri Amerika canisi ve Rus Ayısı kendi çıkar ve menfaatleri için, adeta Dünyayı kana bulamaya devam ediyorlar. Örneğin Suriye konusunda her ikisi de Dünyaya yalan söylüyorlar. Söz konusu bu her iki devlet, Amerika ve Rusya isterse; Suriye savaşı dört saate kalmaz bir neticeye bağlanır ve İran sesini bile çıkaramaz.

 

Peki,  300 bin Suriyeli insanın öldürüldüğü, milyonlarca Suriyelinin Suriye dışına çıkmak zorunda kaldığı ve binlerce kişinin ise savaştan kurtulmak isterken, Akdeniz’de can verdiği ve 4 yıldır süregelen bu Suriye savaşının bitmesi neden bir türlü istenmiyor diye sorulacak olursa; aslında bu sorunun cevabı çok basittir. Çünkü Beşşar Esed giderse; yerine kimin geleceği sorusu Amerika ve Rusya’nın kafasını kurcalıyor. İşte bu nedenle Beşşar Esed’in kalması işlerine geliyor.

 

 Amerika’ya göre Beşşar Esed giderse, İsrail’e düşman olacak İhvanı Müslim’in, yani Müslüman Kardeşler ve ya Türkiye’nin kontrolünde bir İslami yönetimin geleceği korkusu vardır. Bu durum Amerika ve İsrail’i ve İran’ı son derece rahatsız ediyor. Rusya ise, İran’la iş birliği içerisinde bölgedeki varlığını sürdürmek ve Ak denize rahat inmek için, bir üst kurma ve bir çıkar senaryosu peşinde İran’a uymaktadır. İran ise, Suriye ile hiçbir sınırı olmamasına rağmen, Şii mezhep taassubunu inatla sürdürerek, bölgede ki yayılmacı politikasını ısrarla sürdürmeye çalışmaktadır.

Çin ise, şimdilik Amerika’ya karşı  Rusya’ya destek olacağı görüntüsü içerisindedir. Peki iyi de, bu mevcut manzaradan kim Zaralı çıkacaktır. Savaşların hiçbir zaman karlısı çıkmamıştır. Az veya çok her iki taraftan da insanlar ölecek ve bazı egemen liderlerin dünyalık hırs ve çıkar menfaatleri için beklide milyonlarca insan ölecektir. Ama şu gerçek bilinmelidir ki en büyük zararı Rusya ve İran görecektir.

 

Çünkü 1945’lerde İkinci Dünya savaşında, Batının çıkar ve menfaatler uğruna nasıl biri birilerine saldırdıklarını çok iyi biliyoruz. (Almanya ve Japonya) adeta yerle bir edildi. Tabi bu durum karşısında merek edilen esas konu; (filler yani büyük güçler kapışırken,) arada kimlerin ezileceği ve kimlerin daha çok zarar göreceği konusudur. Evet, geçmiş tarihten bu yana baktığımızda, bölgede hep bir çıban başı olan İran, şu anda kendi çıkar ve menfaatleri için, adeta bütün Dünyayı üçüncü Dünya savaşının eşiğine doğru sürüklemektedir. Mevcut durum şimdilik böyle bir manzara arz etmektedir, yarın bölgede ne olur, bu şimdilik bir belirsizlik konusudur.

 

Şu anda Türkiye’deki mevcut siyasi konjönktöre gelince; dış destekli bazı egemen sermaye ve basın medya kuruluşları;  siyasetin üzerindeki baskı ve dayatmalarını aynen devam ettirmeye çalışıyorlar. Yani kısacası; yıllardır bu bir avuç sermeye, basın medya kuruluşları, zinde güçlerin gölgesinde haksız, adaletsiz elde ettikleri  çıkar ve menfaatlerinden bir türlü vaaz geçmek istemiyorlar. Çünkü yıllardır bu milleti sömürmeye alıştılar ve karşılarına kimse çıkmaya cesaret etmedi.

 

Evet, sırtlarını dış güçlere dayamış olan bu içerideki  bir avuç egemen  basın medya ve sermaye güçlerinin menfaatleri gereği  hangi siyasileri desteklediklerini ve yıllardır bu ülkeyi nasıl sömürdüklerini milletimizin artık ayan beyan görmesi lazımdır.  Sultan Abdülhamit’ten bu yana son yüz yıldır ilk defa, bu içerideki satılmış egemen güçler, R.Tayyip Erdoğan gibi milletini savunan bir lideri karşılarında gördükleri için, adeta şaşırmış durumdalar. Bu bir avuç içimizdeki satılmış güçler; ne yapıp edip,R.Tayyip Erdoğan’ı saf dışı etmeye çalışıyorlar. Bütün siyasi mülahazaların dışında şu gerçeğin açık bir şekilde bilinmesi lazım ki; ( eğer ERDOĞAN kaybederse; ) bilinmesi lazımdır ki, bu millet kaybedecektir. Hadise kısaca budur… /Saygılarımla. / lutfianer@gmail.com

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!