TERÖRÜN ARKASINDAKİ DEVLETLER AÇIKLANSIN!


Cumartesi günü Ankara’da meydana gelen terör olayında hayatlarını kaybeden vatandaşlarımıza, Allah’tan rahmet diliyor, Ailelerine baş sağlığı ve sabrı cemil niyaz ediyoruz. Gerçekten acımız çok büyüktür. Bu yazıyı yazarken, olayın meydana geldiği cumartesi günü saat 16 sıraları idi ve bu saate kadar terör olayında hayatını kaybedenlerin sayısı 86 olarak açıklandı yetkili merciler tarafından.

Son üç ayda, Diyarbakır’da meydana gelen terör olayı, Suruç’ta meydana gelen terör olayı ve şimdi de son olarak Ankara’da meydana gelen terör olayı. Bu olaylarla ilgili devletin yapacağı bütün araştırmalar neticesinde nasıl bir sonuç çıkacağı konusunda şimdiden bir öngörüde bulunmak durumdan değiliz. Bu olayın kimler tarafında planladığı ve kimler tarafında yapıldığı konusu ancak devletin yapacağı çalışmalar neticesinden meydana çıkacaktır.

YETER ARTIK, TERÖRÜN ARKASINDAKİ DEVLETLER

MUTLAKA DÜNYA'YA  DEŞİFRE EDİLMELİ

Son 40 yıldır, Türkiye’de kimlerin terör olaylarından tetiği çektiği ve kimlerin terör olaylarını meydana getirdiği artık açık bir şekilde bilinen ve görülen bir gerçektir. Özelikle son aylarda meydana gelen bu olayların sonunda, bu olaylardan kimlerin faydalanmaya çalıştığı da açık bir şekilde meydandadır. Milletimiz artık bunu biliyor.

1980’lerde sağcılık ve solculuk adı altında bu milletin gençliğini arılıkçı kamplara bölüp kullandılar. Son 35 yıldır da, ayrılıkçı katil PKK, DHKP-C ve IŞİD gibi terör örgütlerini kullanıyorlar. Önemli olan konu; bu olaylarda tetiği çekenlerin bilimesinde ziyade, asıl tetiği çektiren egemen dış ve iç güçlerin uluslar arası platformlarda açık bir şekilde deşifre edilmesidir.

Yukarıda yazımızın başlığında isimlerini saydığımız egemen dış güçler ve içimizdeki uzantıları; Ortadoğu’daki çıkar ve menfaatleri gereği, Türkiye’nin kesinlikle ayakları üstüne kalkmasını istemiyorlar. Son 12 yıldır, Türkiye’nin ülke savunmasında olsun, ekonomide olsun, iç ve dış ilişkilerde olsun kendine yeterli bir şekilde kalkınmasını kesinlikle hazım edemiyor ve dolaylı bir şekilde terör örgütlerini kullanarak Türkiye’ye diz çöktürmek istiyorlar.

İşte son 10 gündür  Suriye’deki senaryoları görüyor ve milletçe isliyoruz. Milletimiz mutlaka bölgede oynanmak istenen bu gerçeğin farkına varmalıdır. Çünkü Türkiye bir şekilde egemen dış ve iç güçler tarafından menfaatleri gereği durdurulmak isteniyor.

35 yıldır bu ülkede, PKK yandaşı siyasiler; barış barış diyerek bu milleti kandırdıklarını zan ederek, her gün polislerimizi, askerlerimizi  ve vatandaşlarımızı şehit ediyorlar.

Ve bu milletinde bütün bunlara inandığını zan ediyorlar. Maalesef güneydoğu illerimizde bazı Kürt vatandaşlarımız da  bu oyunlara alet olmuş durumdalar. 35 yıldır bölgede yaratılmak istenen bu karanlık oyunu artık bazı Kürt vatandaşlarımızın mutlaka ama mutlaka görmesi lazımdır.

Artık yıllardır içimizdeki bu katillere tetik çektiren, ( AMERİKA, İNGİLTERE, ALMANYA, RUSYA, İRAN VE İSRAİL’İ ) dünya kamuoyunda açık bir şekilde uluslararası bazı platformlarda mutlaka ama mutlaka açık bir şekilde bu ülkeleri cesaretle deşifre etmeliyiz.

Uluslar arası hukuk zaten bu söz konusu katil ülkelerin lehine işliyor. Bu konuyu da göz önünde bulundurularak, dikkatli ve cesaretli adımlarla yılardır Türkiye’de yaratılmak istenen bu ateş sarmalında rolü olan bazı ülkelerin isimlerini ve bu ülkelerin istihbarat örgütlerinin de içinde olduğu gerçeğini delileri ile birlikte dünya kamuoyuna mutlaka ama mutlak artık açıklamalıyız.

Son 40 yıldır önemli olan, Türkiye’de tetiği çekenleri sorgulamaktan ziyade; asıl tetiği çektirenlerin, Amerika, İngiltere, Almanya, Rusya, İran ve İsrail istihbarat örgütleri olduğu gerçeğini daha ne kadar açıklamaktan geri duracağız?

Türkiye bu ülkelerin ipliğini pazara çıkarma cesaretini mutlaka göstermelidir.

Çünkü Türkiye’de son 12 yıldır bir türlü amaçlarına ulaşamayanlar; son günlerde bir darbe senaryosu işletmeye çalışıyorlar. Bu gerçek mutlaka bilinmelidir.

Yıllardır gözlerimizin içine baka baka, biz Türkiye’ye dostuz, müttefikiz diyen bu iki yüzlü yukarıda isimlerini saydığımız Hıristiyan batılı katil ve kalleş ülkelerin bize dost değil asıl düşmanlarımız olduklarını daha ne zamana kadar görmemeye çalışacağız?  Evet, şerefsiz bazı insanlar kadar, şerefli insanlarda cesaretle davranmadıkça, davalarda başarıya ulaşmak asla mümkün değildir.

Saygılarımla. / lutficaner@gmail.com

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!