Milletimiz, Eski Türkiye’yi değil, Yeni Türkiye’yi İstiyor..!


Yüce Milletimizin malumudur; Türkiye Büyük Millet Meclisi,  Anayasa değişikliği ve Cumhurbaşkanlığı sisteminin oylanması için, 16 Nisan’da REFERANDUM kararı aldı. Çünkü Türkiye Cumhuriyetinin 94 yıllık sürecinde, (Ak parti )ile geçen son 14 yılını saymazsak, mevcut sözde parlamenter sitemin 80 yılında,  Türkiye’nin siyasi ve bürokratik yönetim sistemi artık tıkandı ve adeta düşe kalka milletimizin sabır etmesi ile bu günlere geldik. Yani kısacası, Batının 1923 öncesi Lozan da bize dayadığı ( iki başlı) parlamenter sistem tıkandı ve bitti artık.,

Türkiye’nin siyasi tarihinde, Cumhurbaşkanları ile Başbakanlar, hiç bir zaman anlaşamadılar. Sözde devleti kuran iki arkadaş olduğu söylenen Mustafa Kemal paşa ile İsmet İnönü bile anlaşamadılar. İsmet İnönü ile Celal Bayar anlaşamadılar. Yani kısacası; Cumhuriyetin kuruluşundan 2007 yılına kadar, bu mevcut parlamenter sistemde, bu güne kadar  hiç bir zaman, Cumhurbaşkanları ile Başbakanlar  anlaşamadılar..Hatta zaman zaman  aynı siyasi partilere mensup olmalarına rağmen, yine de çoğu Cumhurbaşkanları ile Başbakanların anlaşamadıklarını geçen süreçlerde gördük ve şahit olduk yıllarca. Sayfamızın darlığı nedeni ile bunların hepsinin isimlerini tek tek saymaya gerek yoktur.  Aynı siyasi partiye mensup olan Cumhurbaşkanları ve Başbakanların kimler olduklarını biliyorsunuz..

İşte bütün bu gerçeklere rağmen, bazı siyasilerin çıkar ve menfaatlerinden dolayı bütün bu gerçekleri görmemezlikten gelerek, millete yalan yanlış bilgiler vermeye çalıştığına şahit oluyoruz. Çünkü vatan, millet hiç ama hiç onların umurunda değildir. Onların tek amaçları; yaşları 75- 80’lere dayanmış olsa da, bir gün daha fazla o işgal ettikleri koltuklarda oturmak ve siyasi çıkar menfaatlerini korumaktır. .

Sistem tıkanmış, ülke geri kalmış, bu sorunların hiç biri onların umurunda değildir. Varsa yoksa onların siyasi çıkar ve menfaatleri önemlidir. (Fakat bu tür siyasetçiler,) milletin önüne çıktıklarından ise, sureti haktan görünerek ellerinden geldiği kadar bu milleti hep kandırmaya çalışırlar.. Biz 1923’ten Türkiye Cumhuriyetini kurduk ve 1945 yıllarına kadar hiç bir savaşa girmedik. 1945’te takriben bizden 25 yıl sonra, Almanya ve Japonya savaşa girdiler ve adeta yerle bir oldular.  Ekonomileri ve yetişmiş insan güçleri yok oldu.  Fakat şimdi o ülkeler gelişmiş süper güç durumundalar, Türkiye ise, 50 yıl geride onları takip ediyor ve hatta  2002’lere kadar onlara muhtaç bir durumdaydı..

80 yıl bu ülkenin sömürülmesi karşısında hiç bir şey yapamayanlar veya yapmayanlar; her 10 yılda bir darbelere ve maruz kalanlar, vesayetçi, darbe mahsulü anayasalarla yıllardır yönetilenler, yakın tarih 2002 öncesine kadar,  ekonomisi batmış, krizlerle boğuşan ve 2001’de bir milyar dolar borç para için Türkiye’nin Batı kapılarında adeta dilenmesine şahit olanlar, maalesef şu anda bütün bu gerçekleri unutmuş ve görmemezlikten gelerek, sanki bütün bu geçmişin sorumlusu R. Tayyip Erdoğan’mış gibi, Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan’a saldırarak asıl gerçekleri ters yüz etmeye çalışıyorlar. Yazıklar olsun sizin gibi siyasetçilere.. Yıllardır siyasi çıkar ve menfaatiniz için bu milleti hep kandırarak, asıl gerçekleri saklamaya çalıştınız.

Bu milletin bütün bu gerçekleri bilmediğini sandınız? Bu yüce millet, Türkiye’nin 2002 öncesi perişan halini hiç unutmadı ve unutmayacak.Ve yine  bu yüce millet, 15 Temmuz’da  bu ülkeyi bölmek ve parçalamak isteyenleri hiç bir zaman unutmayacak.. Evet,  sizler ey kullanma tarihi geçmiş olmasına rağmen, halen bu milleti kandırmaya çalışan ve bütün bu gerçekleri görmemezlikten gelerek, REFERANDUM konusunda bu milleti kandırmaya çalışan bazı siyasetçiler; ayağınızı denk alın.

 

Bu yüce millet sizleri seçim sandığına gömdüğünde, son pişmanlıklarınız para etmeyecektir, bunu sakın  unutmayın..

Bu ne yüzsüzlüktür yahu; defalarca seçim kaybetmiş olmanıza rağmen, halen o, koltukları işgal ediyor ve milleti kandırmaya çalışıyorsunuz? Siz bu milleti saf mı sandınız? Bu millet 2002’de eski Türkiye’nin defterini kapattı ve artık milletçe yeni Türkiye’nin ufuklarına doğru yürüyoruz. Milletçe 16 Nisan’da İnşallah yeni Türkiye’nin mührünü EVET diye basarak 2023’lere hazırlanacağız. Evet, aslında söylenecek o kadar çok söz var ki,  şimdilik bu duygu ve düşüncelerle yeniden buluşmak dileği ile. Saygılarımla. / lutfucaner44@gmail.com

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!