Millete Göre Değil, Kendilerine Göre Bir Sistem Kurmuşlar.


Evet, yazımızın başlığında söylediğimiz gibi, bu ülkede 94 yıldır millete göre değil, seçkin elit bir zümre, kendi çıkar ve menfaatlerine göre öyle bir sitem kurmuşlar ki,  bu sitemin  çıkar ve menfaatleri gereği asala ve asla değişmesini  istemiyorlar..        

Bildiğiniz gibi, 94 yıldır bu ülkede öylesine bir saltanat kurmuşlar ki; bu saltanatı eleştirenlere dahi  tahammül edemiyorlar ve hayat hakkı tanımak istemiyorlar. Bu saltanatlarının sürmesi için her ne gerekiyora yapıyorla ve hatta gerekirse teröre destek veren sözde siyasi partilerle ve yasa dışı örgütlerle bile kol kola girebiliyorlar..

 

Sözde 94 yıldır görünürde bu ülkede bir meclis var, yasalar var, kanunlar var. Fakat bu yasa, kanun ve mevzuatlar, elit seçkin bir zümrenin saltanat ve çıkar menfaatlerine göre dizayn edilmiştir.  Zaman zaman çıkardıkları bu yasa, kanun ve mevzuatlar yetersiz geldiği zaman, bir bahane bularak, her 10 yılda bir darbeler yaparak bir önce ki dönem de kendilerinin yazdıkları Anayasaları, kendi istedikleri gibi yeniden dizayn ederek,  sistemlerini ve saltanatlarını hep kurumaya çalışıyorlar..

 

Bunların yıllardır yaptıkları bu adaletsizliklere dayanmayıp karşı gelenleri ise, Rahmetli merhum Başbakanlardan Adnan Menderes gibi dar ağacında sallandırarak veya merhum Necmettin Erbakan gibi siyasetten linç ederek veya bir şiir okudu diye Erdoğan gibi siyasetten yasaklayarak bu millete gözdağı verip saltanatlarını sürdürmeye devam ediyorlar.. 

 

Tabii ki bütün bunları yaparken de, sırtlarını ağa babaları, patronları Amerika, İngiltere ve Batıya dayamaya çalışıyorlar. Osmanlıyı parçalayıp devirirken  de aynı oyunu kurmadılar mı? Osmanlının o, son dönemlerinde, sözde okusunlar diye Batıya gönderdiğimiz  öğrenci gençleri, çeşitli etnik, milliyetçilik akımları, Jön türkler, Genç Osmanlılar, İttihattı Terakkiciler diye çeşitli gruplara ayırıp,  Talat, Cemal ve Enver Paşaların iktidar olma hırsı ile koca Osmanlı imparatorluğunu parçalamadılar mı?

 

Türkiye’de basın, medya ve iletişimin araçlarının yaygın olmadığı, görsel medya ve şu anda var olan bazı iletişim araçlarının olmadığı geçmiş dönem 1950’lerde, milleti etkileyip kandıracak o kadar çok yalan yanlış haberlerle milleti etkilemeye çalıştılar ki, Milletimizin önemli bir bölümü bunların bu yalanlarına resmen  inandılar..

 

1960 darbesinin zeminini hazırlamak için, Demokrat parti iktidarının öğrencileri toplayıp trenlere bindirip götürüp kıyma marinalarına attıkları yalanlarına bu milleti inandırdılar. Oysa ki bir süre sonra bu ülkede tek bir Allah’ın kulu çıkıp tabenim oğlum, çocuğum kayıptır demedi ve yalanları ortaya çıktı. Çünkü bu milletin gözlerinin içine baka baka yalan söylediler ve milleti etkilemeye çalıştılar..

 

Yakın tarih 1997 yıllarında, bir fiil şahit olduğum bir hadiseyi anlatmak istiyorum: İstanbul eski Eminönü ilçesinde bir belediye seçimi geçiriyoruz. Akşam saat 5 oldu, sandıklar kapandı, bendeniz Lütfü Caner o, dönemde Refah Partisi  adına sandık görevlisi olarak diğer partilerin görevlileri ile beraber sandığı ve tutanakları alıp yüksek seçim kurulunu gidip sıraya girip sandığı ve evrakları teslim etmek için sıradan bekliyoruz..

Bir ara arkama baktım , arkamda o kalabalıkta bizi fark etmeyen ve çok iyi tanıdığım o dönemin bir siyasi parti ilçe başkanı  adamları ile toplanmış hararetli bir şekilde tartışarak, sinirli sinirli kendi partili arkadaşlarına aynen şunu talimatı veriyordu.”Seçimi kaybediyoruz.  Seçimi kaybediyoruz”  diye arkadaşlarına söyleniyordu. “Ne duruyorsunuz;  çabuk gidin Süleymaniye’de , Vefada ki bazı okullarda yangın çıkarın” diye talimat veriyordu..

 

Evet bu kişi şu anda Türkiye’de kaosu, terörü ve tüm olumsuzlukları destekleyen malum siyasi zihniyetin bir ilçe başkanı ve hakimlik mesleğini bırakmış bir hukukçuydu kendisi..

 

Evet, bu malum zihniyet her sıkıştığında, Türkiye’de bu gibi oyun, entrika ve dezeformasyon içeren haberlerle bu milleti etkilemeye çalışarak sonuç almaya çalışır. Fakat artık milletimiz uyandı ve 94 yıldır bu millete oynanan bu oyunların farkındadır.

Şimdi yine aynı malum siyasi zihniyet televizyonlarda ve basında ne diyor? İşte efendim bunlar rejimi değiştiriyorlar yalanlarının arkasına sığınarak, toplumu etkileyeceğini sanıyorlar. Peki, toplum  buna ne diyor? Haydi be orada, sen bizi 1940’larda mı sanıyorsun?  Asıl senin ne yapmak istediğini ve  kimlerin kucağına oturup bu milleti yıllardır nasıl kandırmaya çalıştığını çok iyi biliyoruz diyor milletimiz. Sen bu yalan ve sahte davranışlarında vaaz geçmedikçe, sana iktidar yok diyor vatandaşlar. Fakat malum siyasi zihniyet bunu bir türlü anlamak ve bilmek istemiyor. Eh ne diyelim, kendileri bilir...!

 

Saygılarımla. / lutfucaner44@gmail.com

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!