GENÇLERİMİZ MİLLİ SİYASETE SAHİP ÇIKMALI


 

Davalar güçlü, inançlı ve cesaretli liderlerin liderliğinde ancak başarıya ulaşır. Gerektiğinde davası uğruna risk alamayan liderler; asla davalarını başarıya ulaştıramaz ve ancak toplumlara ve kitlelere zaman kaybettirmekten başka bir işe yaramazlar.  Siyasette, ticarette, ekonomide, sosyal ve toplumsal gelişmelerde lider pozisyonunda olan kişiler;  mutlaka ama mutlaka, yola çıktıkları amaçları uğrunda yeterli donanıma sahip olmalı ve gerektiğinde başarıya ulaşmak için risk almayı da göze almalıdırlar.

 

Seyyid-i Battalgazi’nin memleketi olan, Malatya’mızda son 60 yıldır,  değerli hemşehrimiz rahmetli Turgut Özal’dan sonra, maalesef siyasette Malatya’mızı mecliste siyasi tecrübesi ile inancı ile cesareti ile, temsil edecek gerçek lider ruhlu bir siyasetçiyi maalesef meclise gönderemedik. Çünkü siyasette yıllardır bazı olumsuz siyasetçiler tarafından sergilenen çeşitli bazı olumsuzluklar ve manzaralar;  maalesef insanımızı,  gençliğimizin ve halkımızın siyasete olumsuz bakmasına vesile olmaktadır.  Evet, bundan bir önceki yazımda belirttiğim gibi; siyaset ancak toplumları ve insanları yönetme aracı ve sanatıdır. Sizin bu aracı nasıl kullanacağınız asıl önemli olandır.  İşte bu siyaset aracını kullanırken, birileri bilerek veya bilmeyerek bu aracı olumsuz kullanır. Birileri ise; bu siyaset aracını olumlu ve insanlar hayrına ve yararına kullanır.

 

Evet, işte asıl önemli olan, bu aracı insanlık yararına ve insanlık hayrına kullanmasını bilen tecrübeli, inançlı ve cesaretli insanları yönetici seçmemizdir. İşte Efendim; siyaset yalan, dolan ve sahtekarlıktır diyerek kenara, köşeye çekilip, toplumdaki birçok olumsuzlukları uzaktan seyir etmek, bizleri asla sorumluluktan kurtarmayacaktır.  Onun için, toplumdaki bu bazı olumsuzluklara karşı bizler toplumun bireyleri olarak, ancak bu taşın altına ellerimizi koymakla toplumdaki bu bazı olumsuzluklara karşı çözüm bulunacak ve ancak o zaman toplum düzelecektir. Evet, sevgili gençler: Kenara köşeye çekilip bana ne demek; hiç bir zaman bizleri haklı çıkarmayacaktır sakın bunu unutmayınız…

 

Bana ne ya; beni sokmayan yılan bir yaşasın mantığından hareket ettiğimiz takdirde; bir süre sonra o bir zamanlar önemsemediğimiz yılanların büyüdüğünü ve bizleri de artık rahatsız ettiğini mutlaka göreceğiz. Yaşı müsait olanlarımız mutlaka hatırlayacaklardır;  bundan 30 / 40 yıl önce, sistemin bu mevcut milli eğitim müfredatı ile genç nesillerin ruhsuz, inançsız, tarihinden ve geçmişinden bihaber yetiştiğini söylendiğimizde;  birileri basını ile medyası ile ve diğer bütün maddi şer güçleri ile bizlere saldırarak, “gericiler, yobazlar”  diyerek bizlerin söylemeye çalıştıklarımızın toplum tarafından anlaşılmaması için, her türlü manipülasyon ve engellemeleri yapmaya çalışılıyorlardı.

 

Gerçi şimdi o çoğu kesimler, çok pişman oldular, fakat şimdi de iş işten geçti artık. Çünkü mevcut laik eğitim sisteminde; yıllarca okullarda genç nesillerin önüne batıllaşmak uğruna çeşitli bariyerler ve engellemeler konularak, yeni yetişen genç nesillerin inancını, tarihini, kültürünü ve geçmişini öğrenmemesi için, oldukça olumsuz bir süreç genç nesillere dayatıldı. Ve maalesef bundan da,  o şer güçleri oldukça başarılı oldular. Çünkü bugün Türkiye’de üniversitelerimizden yetişen bir genç nesil var ki; eline silah alarak dağa çıkıyor. Mehmetçiğimize kurşun sıkıyor. Şehirlerde terör estirip polisimize kurşun sıkıyor.  Ve % 99’u Müslüman olan bu milletin inançlarına, değerlerine ve kültürüne karşı gelip saldırıyor ve cinayetler işleyerek dış güçlerin maşası olduklarının bir türlü kabul etmek istemiyorlar. İşte, DHKP-C, PKK, DEV SOL ve daha say saya bildiğin kadar terör örgütü sempatizanları işte bu olumsuz eğitim sisteminden yetiştiler.

 

Peki şimdiye kadar;  bu ülkede siyaset kurumlarımızın başında, siyasi tecrübesi ile inancı ile cesareti ile bu milletin değerlerine sahip çıkan liderler olsa idi; ülkemiz,  gençlerimiz ve Türkiye’nin hali bu şekilde olurumuydu…?  İşte onun için özelikle de, ülkesini, milletini ve inancını seven ve bu değerleri yaşamaya siz değerli gençliğe seslenmek istiyorum: Siyaset kurumuna sahip çıkın ve bu kurumu şahsi menfaatleri ve maddi çıkarları için kullanmaya çalışmak isteyenleri çok iyi tanıyın görün ve bu kuruma sahip çıkın ve asıl dürüst ve doğru olan siyaset biçimini insanların ve toplumların yararı için hayata geçirmeye çalışın değerli ve sevgili gençlerimiz... 

 

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!