95 Yıldır İlk Defa ABD’ye Ve Batıya Hayır Diyen Bir Lider..!


Osmanlının yıkılışından yüz yıl sonra, yiğit bir Osmanlı evladı, ABD ve Hristiyan Batı Dünyasına hayır Diyerek, adeta bir Osmanlı TOKADI attı...

1917’lerde başlayan birinci Dünya savaşı ile altı buçuk asra yakın bir zamanda, Osmanlı’dan ferman alan ABD ve Hıstiyan Batı Dünyası, Osmanlı devletini yıkmayı 1917 ile 1923 yılları arasına sığdırmayı başardılar maalesef...

Altı asır boyunca, Osmanlıya diş bileyen İhtilaf devletleri Öyle bir intikam aldılar ki, Osmanlının 24 milyon metre kare  toprağını,  7.887 Kilo metre kareye düşürdüler.. Asırlardır Osmanlıyı yıkmaya çalışan Hristiyan Batı Dünyası, Osmanlıyı parçalamakla kalmadı, Osmanlıdan arta kalan mevcut Türkiye Cumhuriyetini de 1923’ten itibaren adeta bir müstemleke devleti gibi 80 yıl boyunca istedikleri şekilde dizayn ederek kontrol altında tutmayı başardılar...

Ve özelikle de 1939’dan sonra, Türkiye’yi adeta idare etmeye başladılar.. Satılmış bazı egemen sermayeye çevreleri ve satılmış bazı siyasetçiler vasıtası ile her 10 yılda bir kaos senaryoları, darbeler, terör senaryoları ve daha çeşitli entrikalarla iktidarları kontrolleri altında tutmayı başardılar maalesef...

Elbette ki bu durum hep böyle devam etmeyecek ve mutlaka ki bir Osmanlı torunu çıkacak ve bu yanlış işleyen çarka dur diyecekti.. İşte aynen öyle oldu.. Allah’ın indinde bu yüce milletin duaları kabul olmuş olacak ki,  1997’lerde muhtar bile olmaz diye İstanbul Belediye Başkanlığı görevinden alıp içeri attıkları R.Tayyip Erdoğan  Saray cezaevinde cezasını çekti ve cezaevinde tahliye olur olmaz, 2001’de hemen siyasi partisini kurdu ve  3 Kasım 2002’de %34.4’le tek başına iktidar oldu...

Evet, aslında 3 Kasım 2002 tarihi Türkiye için bir Milattı.. Fakat Hristiyan Batı Dünyası henüz bunun farkında değildi.. Çünkü onlar zan ediyorlardı ki, R.Tayyip Erdoğan’ın kurduğu bu siyasi parti, Milli Selamet Partisi geleneğinden gelen islamcı partiler gibi  %3 veya %5 gibi bir seviyede kenarda köşede dolaşır durur ve bizim menfaatlerimize de dokunma gücü olmaz diye düşünüyorlardı.. Aksine durum hiçte onların düşündüğü gibi olmamış ve 3 Kasım 2002’den itibaren R.Tayyip Erdoğan devletin tüm kademelerinden Milli bir seferberlik başlatarak, savunmada ve teknoloji üretiminde  ABD ve Hristiyan Batı Dünyasının sömürü çarkına dur demişti... İşte bundan dolayı, daha sonraki 15 yıllık süreçte, R.Tayyip Erdoğan’ın nasıl zorluklarla, saldırılarla, engellerle karşılaştığını 15 yıldır milletçe gördük ve izledik...

Recep Tayyip Erdoğan, ABD ve Hristiyan Batı Dünyasının 80 yıllık sömürü çarkına dur demiş ve direniyordu.. Fakat maalesef ülkemizin bir kesim insanı, kafasını küçük siyasi bazı mülahazalardan ve siyasi tartışmalardan kaldırıp, yahu ülkemde neler oluyor diye merak bile etmediler... Ancak milletimizin bir kısmı asıl gerçeğin farkına 15 temmuz’da vardı...

Evet, asıl konumuza dönecek olursak; işte ne zaman ki, 80 yıldır müttefik dediğimiz, dost dediğimiz  Amerika, 40 yıldır içimizde beslediği ve büyüttüğü FETÖ terör örgütü vasıtası ile 15 Temmuz’da ülkemizi bölmeye ve parçalamaya kalktı, ancak o zaman bazı insanlarımızın akılları başlarına geldi...

Evet, işte 15 Temmuz’da milletimizi arakasına alarak FETÖ’nün Amerikancı darbesine dur diyen Osmanlı evladı R. Tayyip Erdoğan, Türkiye’nin sınır güvenliği için kimin ne diyeceğini hiç dikkate almadan, (“ ZEYTİN DALI”) hareketi ile “AFRİNE” girip teröre karşı gereken haraketi başlatmıştır Amerika ve bütün Batının  ısrarla hayır deyip karşı  çıkmalarına rağmen...

Evet, R.Tayyip Erdoğan, 95 yıl sonra Amerika’ya ve bütün Hristiyan Batı Dünyasına adeta bir “Osmanlı TOKADI” atarak yeter artık lan demiştir...!

Peki, bunda sonra ne olacak diye sorulacak olursa; bu sorunun cevabı ise; biz 80 milyon milletçe  uyanıp küçük bazı siyasi hesaplarımızı bir kenara bırakıp Türkiye için Erdoğa’nın arkasında durursak; Türkiye için her şey daha’da güzel olacak...

Lütfü CANER /    Saygılarımla

 lutfucaner44@gmail.com

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!