28 ŞUBAT’ÇILARA KARŞI ( DİZ ÇÖKMEYEN ADAM)


1923’ten bu güne kadar, bu ülkede zaman zaman dayatmacı jakoben zihniyetler tarafından milletimize birçok darbeler ve zulümler yapıldı. İşte malumunuz bu zulümlerden biri de 28 Şubat’tın dayatmacı zihniyeti tarafından “ bin yıl sürecek” dediği 28 Şubat zulmüydü.

 

. 28 Şubatta:  elit bir zihniyetin bu ülke için tehlike olarak arz ettiği,  muhafazakar, mütedeyyin ve inancını gereği gibi yaşamak isteyen bazı insanlar üzerinde büyük bir baskı ve zulüm mekanizması işletildi 28 Şubat darbeci zihniyet tarafından. Türkiye’nin  genelinde siyasi Saiklerle sindirilmek istenen İslam’ı kesimler üzerinde bu zulümler çeşitli şekillerde milletimize dayatılmaya çalışıldı. Kur’an kursları kapatıldı. İmam hatip okulları kapatıldı. Kızlarımız başörtüsünden dolayı okullara alınmadı. Bazı cemaatler üzerinde baskı ve zulüm mekanizması işletildi. Adeta Türkiye bir hapishaneye çevrilmek istendi.

 

O dönemlerde adeta bir silindir gibi Türkiye’nin üzerinden geçen  28 Şubat sürecinin en büyük faturasını ödeyen illerimizden biride maalesef Malatya ilimizdi.  Çünkü Malatya İlimiz, İslami duyarlılığı yüksek olan ülkemizin birkaç ilinden birisidir. Malatya insanının İslami duyarlılığı oldukça  yüksek olduğu için, haksızlıklara ve zulümlere karşı her zaman tepkisini yüksek sesle gösteren bir ilimizdir.

 

28 Şubat’ta, Malatya’da milleti sindirmek ve millete bir göz dağı vermek için bir bahane aranıyordu. O, dönemlerde  Malatya’da halkın inançlarına karşı yapılan bazı zulümlere karşı,  El Medine mescidi cemaati tarafından tepki ile karşılandığı için, Ramazan Keskin Hoca özelikle hedefe konulmuştu bazı kesimler tarafından. Oysa ki. Ramazan Keskin Hoca: her zaman onlardan daha fazla bu ülkenin huzur ve sükunetini isteyen, vatanını, milletini, bayrağını, dinini , imanını seven ve ülkemizin huzur içinde olmasını isteyen bir alimdi. Bir vaizdi. Bir mütefekkirdi. Ne istiyorlardı Ramazan Hocadan?

 

 Aslında o dömede, Malatya’yı yöneten yöneticilerin, huzur ve sükuneti sağladığı için, Ramazan Keskin Hocaya teşekkür etmeleri gerekirken, maalesef Malatya halkına göz dağı verip sindirmek için zulüm ve işkence yapıyorlardı. Evet, 28 Şubat’ta Malatya hadiselerinin yaşandığı dönemde İstanbul’daydım. Fakat Malatya’da yaşanan hadiseleri günü gününe takip ediyordum. Gerçekten Malatya’da 28 Şubat’ın  faturası hiç bir suçu olmamasına rağmen, Ramazan Keskin Hocaya ve bazı insanlara kesildi. Çünkü  28 Şubat’ta  bir hutbesinde dolayı Ramazan Kekin Hoca içeri alındı. Ve yine 1997  Başörtü olaylarından dolayı, Ramazan Kesin, Şevket Başıbüyük,  Emine Akkurt  ve  daha birçok kardeşimiz  içeri alındı ve idamla yargılandılar.

 

Velhasıl 28 Şubat’ta Ramazan Keskin Hoca maddi ve manevi  büyük bir fatura ödedi. O dönemle ilgili, değerli yazar kardeşim Şevket Başıbüyük’ün Ramazan Keskin Hocamla ilgili yazdığı  (DİZ ÇÖKMEYEN ADAM) adlı kitabın 15 sayfasında ki sözler oldukça dikkat çekicidir.

 

Ramazan Keskin Hoca: o dönemin bir hücre sorgulamasını şöyle anlatıyor :

 

“Gözlerim bağlı,sorgu hücrelerinden sorgulanırken, bana şu ilginç soru sorulmuştu:

“Bu insanlar neden seni seviyor?”

“İnsanlara yardım ettiğim için beni seviyorlar.”                            

“O kadar serveti nereden buluyorsun?”

“Hayır ben onlara para vermiyorum!                  

  ”Yaaa.. nasıl yardım ediyorsun?”                            

 “Nasıl mı?”                                                                

“Evet, para vermeden nasıl yardım diyorsun?”        

“Düğünleri olduğu zaman düğünlerine gidip beraber gülüyoruz. “                                                     ” “Taziyeler olduğu zaman, taziyelerine gidip beraber ağlıyoruz.”

“Hepsi bu mu?”

“Yoo, Dahası da var.”                

  “Dahası nedir?”

“Dahası benimle konuşmaya geldiklerin de kendilerini dinliyorum.”

“Hepsi bu mu?”

“Hepsi bu! Daha ne olsun, beraber gülüp beraber ağlıyoruz!”

(Kaynak: Diz Çökmeyen Adam. S.15)

 

Evet, işte 28 Şubat la ilgili değerli yazar kardeşim  Şevket Başıbüyük’ün, Ramazan Keskin  Hocayla ilgili Yazdığı (DİZ ÇÖKMAYAN ADAM) adlı kitabında, hücrede yapılan bir sorgulamayı sizlere aktardım.

(DİZ ÇÖKMEYEN ADAM) adlı kitabı tüm okuyucularıma tavsiye diyorum. Geçekten mutlaka okunması gereken oldukça önemli bir kitap. Bu konuda daha çok şey yazmak isterdim, fakat bugün yine sayfamın hacmini çok fazla aştığım için, daha da fazla bir şey yazamıyorum. Yani kısacası, 28 Şubat’ın faturasını bütün Türkiye  ödedi, fakat  Malatya halkı ve Ramazan Keskin Hoca bu faturayı biraz daha ağır ödedi.!

 

Saygılarımla. / lutfucaner44@gmail.com

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!