13 SEÇİM KAYBETMİŞ LİDER DEVLET BAHÇELİ


1969’da, Milliyetçi Köylü Millet Partisi olarak kurulan parti, daha sonra 1969 yılında kongrede, Milliyetçi Hareket Partisi olarak Türkiye siyaset sahnesine yerini aldı. Kurulduğu 1969 yılından bu yana, bir türlü tek başına iktidar olamayan ve şu anda ancak % 16 civarında olan MHP, merhum Alpaslan Türkeş’in vefatı ile MHP’nin yeni lideri olan Devlet Bahçeli’nin partinin başına seçildiği günden bu yana, nasıl bir siyasi strateji izlemek istediğini bir türlü kimse anlamış değildir. Örneğin 1999 seçimlerinde, üçlü koalisyona girmeden önce, kendisi için Başbakan olma fırsatı doğmuşken, bu fırsatı elinin tersi ile iterek, adeta altın tepsi içinde Başbakanlığı sol tandanslı Bülent Ecevit’e teslim etti sağ görülü milliyetçi bir parti lideri olarak Devlet Bahçeli...

 

Yaptığı bu siyasi hata nedeni ile, kendisine oy veren seçmen tarafından bir sonraki seçimlerde cezalandırılarak  bir dönem barajın altında bırakıldı. Devlet Bahçelinin yaptığı diğer büyük bir hata ise, terörist başı Abdullah Öcalan’ın idam kararının af edilmesine tepki göstermemesi ve af edilmesine sebep olmasıdır. Hatta Devlet Bahçeli göz göre göre yaptığı bu büyük hatayı görmemezlikten gelerek, daha sonraki yıllarda seçim meydanlarında kürsülerde rakiplerine ip atarak, “alın size ip, niye terörist başını asmıyorsunuz” diye nutuk atarken, Abdullah Öcalan’ı kendisinin af ettiğini milletin adeta bilmediğini sanıyordu…

 

Devlet Bahçeli gerçekten anlaşılmaz bir liderdi. Milliyetçi sağcı bir lider olmasına rağmen, Türkiye’de yıllardır İslam’a , dine ve bu milletin top yekun milli ve manevi değerlerine karşı olan sol tandanslı Bülent Ecevit’e gösterdiği  saygıyı, beş vakit namazını kılan ve milletin % 52 oyu ile seçilen alanı secdeli Cumhurbaşkanımız sayın R.Tayyip Erdoğan’a göstermiyor ve adeta Cumhurbaşkanı Erdoğan’a karşı amansız bir siyasi savaş sürdürmeye çalışıyor. Evet, MHP seçmeni dahi bu durumdan son derece rahatsızdır.Aslında Devlet Bahçeli, 13 seçim kaybetmiş olmanın suçluluğu psikolojisi içinde, kendi seçmeninin dikkatlerini başka yerlere çekip, günü kurtarma yolunu seçme yoluna gitmek isterken, siyasetten daha da çok battığının farkında değildir…

 

13 seçim kaybeden Devlet Bahçeli, kendi başarısızlığını örtbas etmek için, siyasette çeşitli argümanlar kullanıp siyasi rakiplerine yüklenip dikkatleri dağıtarak, adeta kendi siyasi tabanının iradesini ipotek altına almak istercesine dikkatleri başka yerlere çekip koltuğunu korumaya çalışıyor ve MHP seçmen tabanının kendisini sorgulamasına asla fırsat vermiyor. Oysaki MHP seçmen tabanı, 7 Haziran sonrası ortaya çıkan sonuç itibarı ile, Ak Parti ve MHP koalisyon hükümetinin kurulmasını istiyordu ve Ak Parti MHP koalisyon hükümetinin önünde hiçbir siyasi engel yoktu. Fakat Bahçeli anlaşılmaz bir tutum içerisinde kendisine sunulan bütün bu teklifleri görüşmeye bile yanaşmadan ret etti…

 

Yani aklıselim ve sağlıklı bir şekilde düşündüğümüzde; elbette ki hiç bir siyasi parti gökten vahi ile inmiş değildir. Çünkü bütün siyasi partiler, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası gereğince, ( 2820 ) nolu yasa hükümlerine göre kurulmuştur. Ve hiç bir siyasi parti Anayasanın koyduğu bu çerçevenin dışında bir icraatta bulunamaz. İşte onun için, asıl önemli olan, siyasi partilerin ekonomik, sosyal, siyasal ve iktisadi anlamda bazı kalkınma projeleri üreterek bunları millete anlatıp bu doğrultuda bir icraatta bulunmasıdır…

Fakat siz bir siyasi parti olarak hiçbir ciddi ekonomik, sosyal, siyasal, ve iktisadi proje üretip milletin önüne koyamıyorsanız ve her seçimde kürsülerde ancak demagoji yaparak siyasi rakiplerinize karalama, çamur atma ve çeşitli siyasi komplolardan medet umarak yüklenmeye çalışıyorsanız, millet sizin siyasi notunuzu çok çabuk verir ve gerekeni sandıktan yapar… 

 

Bakınız, 93 yıllık CHP  70 yıldır iktidar olmazken ve 46 yıllık MHP tek başına iktidar olmazken, 2001 yılında kurulan Ak parti, ciddi ve elle tutulur doğru dürüst bir program ve proje ile bir yıl sonra iktidar oldu ve her defasında oyunu artırarak üç dönem iktidarda kaldı. Demek ki siyaset bağırarak, çağırarak ve demagoji siyaseti ile değil, bilimsel elle tutulur ciddi bazı projelerle ve milletin talep ve isteklerini dikkate alarak yapılması lazımdır. Evet, demek ki millete rağmen, dayatma mantığı içerisinde proje üretmeden hamaset siyaseti ile iktidar olmak asla mümkün değildir…

 

Yani şimdi bütün bu yukarıda anlatmaya çalıştığımız mevcut durumlar karşısında; siz MHP’li bir seçmen olsanız; acaba hangi sebeple ve hangi gerekçe ile Devlet Bahçeliye oy vermeniz gerekir, söylerimsiniz?

Saygılarımla. / lutficaner@gmail.com

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!