SUÇLU KİM?


 

            Öncelikle Malatyasanalhaber.com ailesi içinde olmaktan duyduğum memnuniyeti paylaşmak istiyorum. Malatya’nın tarafsız, bağımsız ve özgür sesi olan malatyasanalhaber.com haber sitesine muvaffakıyetler diliyorum.

            Gençlerimizin özgürlük sorunu üzerinde düşündüğümüz bir zamanda, Türkiye alçakça bir cinayet vakası ile sarsıldı. Özgecan Aslan, gencecik, hayatının baharında, duru sular gibi tertemiz bir kız özgürce bindiği minibüsün namussuz şoförüne karşı namusunu koruyabilmek için hunharca öldürüldü. İşte dedim kendi kendime ''özgürlük buraya kadar. Belki bir kadın olduğumdan belki de 11 yaşında bir kız çocuğu annesi olduğumdandır bu olay beni derinden yaraladı. Evet, failler (caniler) yakalandı gerekli cezayı alacaklar. Peki, maddeyi ön planda tutan, mananın sözlük anlamını dahi bilmeyen “biz” kelimesini silen “ben” egosuna yönelen bencil, dünyayı kendi etrafında dönüyor zanneden, bütün değerlerimizden uzak, internet bağımlısı robotları biz yetiştirmedik mi? Anne-Baba olarak, aile olarak, arkadaş olarak, öğretmen olarak bizim cezamızı kim kesecek?

            Çağımızın en büyük hastalığı eğitimsizlik. Hepimizin bildiği gibi eğitim ailede başlar.''Bilinçli aileleri tenzih ediyorum''yeni nesil aileler olan bizler evlerimizde canavar eğitircesine çocuklarımıza sınır koymadan, müdahale etmeden bütün yaptıklarına olur veriyoruz. Edep ve ahlak dairesinden uzak, sınırları ve çizgileri olmayan, sınırsız özgürlükler ile büyüttüğümüz çocuklarımız her şey nasılsa bizim için düşüncesinde olduklarından yeri geldiğinde Özgecan olayında olduğu gibi kendisine karşı direnç gösteren bir insanı gözlerini kırpmadan öldürebilirler. Suçlu sadece o cani mi acaba? Annesi, babası ve öğretmenlerine masum diyebilir misiniz?

          Bir Tarihçi olarak çok iyi biliyorum ki toplumumuzun bu hastalıktan kurtulması çok ta zor sayılmaz. Yapacağımız tek şey dönüp tarihimize bakmak ve Tarihimizi doğru anlamak. Türk-İslam aile yapısını, çocuk eğitimini, değerler bütününü gözden geçirip kendimize çeki düzen vermek. Önce kendimiz öğreneceğiz sonra topluma öncülük edeceğiz. Bu bir vebaldir anlayışı ile hareket edeceğiz. Ama en önemlisi kendimize inanacağız. Beyaz Zambaklar Ülkesi kitabını bilirsiniz. O kitapta bir grup Finlandiyalı gencin büyük bir azim ve kararlılıkla yola çıkarak sömürge altındaki ülkelerinin önce gençlerini sonra da bağımsızlıklarını kazandıklarını görüyoruz. Çok şükür Türkiye Cumhuriyeti kendi güç ve kaynakları ile varlığını sürdüren bağımsız bir ülke. Ancak maalesef gençlerimizin yürekleri, vicdanları beyinleri sömürü altında. Bir avuç Finlandiyalı gençten daha çok değer var elimizde. Dinimizi ve milli kültürümüzü rehber edinerek tertemiz bir topluma doğru yol almamız içten bile değil…

                                                                                                                                                    

          

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
01Ağs
19Tem

KİRLİ RUHUMUZ Ve RAMAZAN

11May

GEZİ NOTLARI

13Nis
25Şub

KUTALMIŞOĞLU SÜLEYMAN ŞAH