Okçular Tepesinden Savrulduk


Sözüm  derdi  dünya' olanlar için değil..

Ümmete umut olmak için yola çıkan bizlere..Tevhid inancını kalplerimize yerleşmesine vesile olanlardan Rabbim razı olsun..

Baskılar ve yasaklar karşısında bilenmiş mücadele azmimiz her geçen gün yüreklerde kor halindeydi..

Henüz servet ve iktidarla tanışmayan nefislere dur demenin kolay olduğunu sonradan anlamıştık..

Asıl imtihanın servet,eş,evlad,iktidar,makamla olacağını bir gün bu imtihanla karşılaştığımızda savrulacağımız ve okçular tepesini terkedeceğimiz aklımıza gelmedi..

Uhud'daki okçular tepesindeki olayı hep anlattık bir gün başımıza geleceğini unutarak..

Ne zaman ki kalbimizde VEHN  yer tuttu..Biz vehn'e daldık okçular tepesini terkettik..

Ganimet peşine düşerken,  şehirlerimizden,evlerimizden, evlatlarımızdan olduk..Madden yanımızda duran evlatlarımız manen başka dünyaların insanı oluverdi..

Evlatlarımız,evlerimiz dahası şehirlerimiz değişti..

Erkam'ın evini örnek almıştık..Erkam'ın evi dağılıvermişti..

Erkam'ın evinde vasat ümmet olmak için bilenmiştik..

Ancak gel gör ki Erkam'ın evinden dağılandan beri dünya sevgisi ve ölüm korkusu kapladı yüreklerimizi..

Makam,mevki,şan,şöhret,güç ne varsa topladık yoldan..

Erkam'ın evindeyken iftar edemeyenlerin kaygısı varken şimdilerde lüks islami otellerin, milyarlık iftar sofralarının pençesinde tükenip gittik..

Dünya sevgisi selinin önünde sürüklenen çer çöp gibi olduk..

Nehirle imtihan edilen Talut ordusu gibi imtihanı kaybettik..Bir avuç istisnaydı ama biz kana kana içtik..

Kana kana içince suyu ne sabit kalabildi ayaklarımız ne de gökten sabır yağdı üzerimize..Bittim diyemedik ki Rabbim de yettim kulum diye..Dizlerimizin bağı çözüldü..Servet ve makam karşısında..

Ahmet Taşgetiren hocamızın dediği gibi..

Kimimiz Samiri’lerle karşılaştı yolda… Buzağıların peşine takılıp gittik… Sahte böğürtülerin, göz kamaştıran parıltıların büyüsüyle yoldan çıktık. Yola çıktıklarımızı, yolda bulduklarımızla değiştirdik. Düşmanlarımızı yakın, dostlarımızı uzak tuttuk. Yakınlaşan düşman dost olmadı amma uzaklaşan dostlarımızı düşman ettik sonunda… Kardeşliğimizi kaybettik…

Kimimiz Züleyha’lara rastladı yolda… Nefsimizin ardına düşüp gittik. Ne Yusuf olabildik ne de ben Allah’tan korkarım dedik… Zindanlar bize göre değildi, yırtılmasına bile fırsat vermeden çıkarıp attık gömleklerimizi… Apart dairelerin tek odalarında, gizli nikahlarla ve sonu gelmez yalanlarla tükenip gittik… Ahirete bir şey bırakmadan ne varsa yaşadık bu dünyada… İffetimizi kaybettik…

Kimimiz Salebe’lere katıldı yolda… Dava için çıktığımız yolda davarların peşine takılıp gittik. Vadi dolusu mallar doyurmadı gözümüzü… Tırnaklarımızla kazanmıştık her şeyi… Allah’ın verdiğini itinayla esirgedik onun yolundan… Daha çok biriktirdik, biriktirmekten vakit bulamadık dağıtmaya, her şeyi anladığımız zaman dağıttığımızı kabul edecek kimse kalmamıştı yanımızda… Şuurumuzu kaybettik…

Allah’ın rızasından başka kaybedecek bir şeyi olmayanlardık yolun başında… Şimdi ellerimizde kaybetmekten korkacağımız çok şey var amma her şeyimiz olan “o bir şeyi” kaybettik sonunda…

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
21Haz

Covid 19 fazla mı normalleştik ne?

19Haz

Şehrin Garipleri

15Haz

Kayısı Rekoltesi

07Haz

Evde Kimse Var mı?

31May

Geciken Vaatler Süründürür