Öğretmene Şiddet


Kadına şiddet, çocuklara şiddet, hayvana şiddet,yaşlıya şiddet, öğretmene şiddet..

Sanırım bu kadar şiddet olaylarının  ardından şiddet  haberleri artık sıradan haber  olmaya başladı diyebiliriz. Son zamanlarda yeni bir gündemimiz daha oldu: Öğretmene şiddet vakaları hemen her gün yeni bir öğretmene şiddet skandalını okuyoruz.

Diyarbakır'da öğrencilerinin gözü önünde öğretmene uygulanan şiddet olayını film izler gibi izledik..

Bize harf öğreten,emek veren, üzerimize titreyen, yardıma ihtiyacımız olduğunda ilk koşan, yeri gelir anne-baba olan herkesin üzerinde emeği olan öğretmene şiddetin hiç bir mazur sebebi olamaz..

İşin en ilginç yanı ise bir pop şarkıcısına uygulanan şiddet kadar gündeme gelmemesi..

Bir şarkıcıya yapılan şiddet günlerce hatta haftalarca TV ekranlarında gündem olurken, öğretmene yapılan şiddet bir kaç haberle geçiştiriliyor..Öğretmene şiddet aslında sözün bittiği yerdir. Öğretmene yapılan şiddet karşısında sadece öğretmenlerin tepkisi yeterli olmaz. Ülkenin neresinde bir öğretmen şiddet görüyorsa öğrenciyle birlikte öğrenci velilerinin yanı sıra herkes tepki koymalı..

Elbetteki şiddet ayrımı yapmıyoruz burada..

Şiddet kime yapılırsa yapılsın şiddetin her türlüsünü kınıyoruz..

Şiddet çözüm yolu değil açıklamalarını hep birlikte izliyoruz..Ancak sonuç değişmiyor..

Bence işin en önemli boyutunu es geçtik..

Manevi değerlerdeki yozlaşma- ahlaki çöküşten herkes nasibini alıyor..

Bana dokunmayan yılan bin yaşasın deyimi  prim yapmaya başladığı günden itibaren  yılan herkese dokunmaya başladı..Dokunmayı bırakın artık herkesimi zehirliyor..

Merhum Turgut Cansever'in şu sözünü hep tekrarlarım..

'' Şehri inşa ederken nesli ihya etmeyi ihmal etmeyin, imar ettiğiniz  şehir ihmal ettiğiniz nesil tarafından tahrip edilir''

Bu gün modern anlamda kent yapıları inşa ettik ediyoruz..

Maddi anlamda düne nazaran çok ilerdeyiz..Ama manevi anlamdaki çöküş zirve yapıyor..

Fiziki olarak modern okullar inşa ettik..

Okul sayımız düne göre kat be kat fazla..

Öğrencilerin  konforu için her türlü düzenlemeler yapılıyor..

Ama gel gelelim dün derme çatma yapılan, bir taraftan çatısı akan,sobası yanmayan, odun olmadığı zaman evlerden öğrencilerin birer kucak odun getirdiği,soba  yandığında sınıfın içerisini duman kaplayan, bir sırada bazen 4 er kişinin oturduğu,  okullarımızda yetişen öğrencilerin öğretmene olan saygı ve sevgisini  malesef bu günün modern okullarında o saygıyı göremiyoruz..

Öğrencisinin kulağını çeken, öğretmenin görüntüsünü yayınlayan veli de yoktu o dönemde..

Öğretmeni gördüğümüzde koşa koşa gider selam verirdik..

Öğretmene saygı vardı..Çünkü çocuğunun geleceğine yön verecekti öğretmen..

Meslek sahibi yapacak olan öğretmendi..

Dünya var olduğu sürece hayata tutunmanız, hayatı öğrenmeniz, öğretmenle başlayacaktı..

Hayatın zorluklarını öğretecekti öğretmen..

Bize harf öğreten,emek veren, üzerimize titreyen, yardıma ihtiyacımız olduğunda ilk öğretmenim koştu.Yeri geldi anne-baba oldu..

Nasıl oluyor da geleceğimizi ve nesillerimizi inşa edecek kişiler olan öğretmenler, inşa edemedikleri nesillerin şiddetine maruz kalıyorlar?

Nasıl oluyor da “hocam bu bizim emanetimiz, eti de kemiği de senin” diyen veliler, öğretmenlere sopa kaldırır, bıçakla saldırır oldu?

Nasıl oluyor da bize bir harf öğretenin kölesi oluyorken, istemediğimiz bir tavrını gördüğümüzde öğretmenlerimizi şikâyet hatlarına ihbar eder hale geldik?

Sorunun derinlemesine analiz etmemiz gerekiyor..

Evet öğretmene yapılan şiddete tepki koyalım hep birlikte, ancak sorunun analizini  çözüm yollarını da masaya yatıralım..

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
13Oca
12Oca

Ticaret ve Kurumsallık

10Oca
08Oca
06Oca

Kar Rahmettir..