Gelecek Seçim için değil Gelecek Nesil için..


Yazıdaki başlık Yeniden Refah Partisi  Malatya İl Başkanı Sayın Bilal YILDIRIM'ın bir TV kanalı programında yaptığı konuşmadaki başlıklardan  sadece  bir tanesiydi.

Yeniden Refah Partisi'nin Malatya'daki çalışmalarını yakından takip ederim..

Ve Milli görüşün ilk yıllardaki heyecanı ve şevki var..

Gidilen yerlerde karşılıksız sahipleniş var..

Bir araya gelen gençlerin samimiyeti, ev sohbetlerindeki tevazu ve vatandaşın sahiplenişi..

Gönüllülük esasına dayalı bir çalışma..Maddiyat beklemeden  milli ve manevi değerlere bağlı bir gelecek neslin inşası için verilen mücadele..

En uzun maratonların başlangıcı atılacak olan ilk adımla başlar..

Ve bu maratonun başlangıç adımının atıldığını söyleyebiliriz..

Sekülerizme ve moderniteye teslim olan, teknoloji bağımlılığının gençleri kuşattığı, bir dönemde  nefse yenik düşen gençliğe yeni bir ruh  yeni bir çıkıştır Yeniden Refah Partisi..

Buraya bir nokta koyarak yazıdaki başlığa dönelim..

Her siyasi partinin bir çıkış argümanı vardır ve oradan seçmen desteğini alır..

AK Partinin kuruluşunu ve vatandaşın ekserisinin desteğini almasındaki en büyük etkenin, vesayetçi bir zihniyetin manevi değerler üzerinde oluşturduğu tahakküm ve baskıların var olmasıydı..

Başörtü yasağı,İmam Hatip Okullarındaki katsayı adaletsizliği,Kur'an Kursu yasakları,kamu kurumlarındaki mütedeyyin insanların gördüğü yasak ve haksızlıklar vs..

Her siyasi partinin  seçmen için  birinci argümanı ekonomi olsa da manevi değerlerin  gerek yasaklanması gerekse yozlaştırılması karşısında seçmen duyarlılığı bilinen bir gerçektir..

Her siyasi partinin,kurumun,derneğin, vakfın zaafları olabilir..Bu zaaflar lokal alanları etkiler..

Ama iktidarın göstermiş olduğu , özellikle manevi değerlerin yozlaşmasındaki zaaflar bütün toplumu etkiler ve gelecek nesil için büyük tehlike oluşturur..

Toplumda  bir çok kesim tarafından  dillendirilen ancak bir türlü sesin işitilmediği 6284 sayılı yasa ve İstanbul sözleşmesi...

Yeniden Refah Partisinin bu konudaki tavrı ve sürekli gündeme getirişi bir çok kesim tarafından taktir edilmektedir..

İşte bu yüzden gelecek seçim için değil gelecek nesil için argüman oluşturmak hayati önem arz ediyor..

Gelecek nesile  sadece maddi anlamda vaatler sunmanız ve bu argüman üzerinden devam etmeniz gelecek nesil için büyük tehlikenin varlığı anlamına gelecektir..

Zaaflar devam ettikçe toplumda kapanmayan yaralar açılacaktır..

Elbetteki ekonomik kalkınma,  halkın refah seviyesinin yükseltilmesi, yaşam standartlarının iyileştirilmesi için atılan adımlar önemlidir..

Ama şunu da unutmamak gerekir..

Ekonomik krizler dönemseldir. Bazen bolluk içerisinde olursunuz bazen de yoklukla boğuşursunuz.. 

 

Yani maddi krizler geçişkendir.

 

Ama manevi krizler toplumda özellikle geleceğin emanet edileceği gençlik üzerinde büyük tahribatlara yol açar.. 

Kültür emperyalizmiyle başlayan çöküş toplumu da dönüştürür.. 

Medeniyetlere ev sahipliği yapan milli ve manevi değerlerin içselleştirildiği ve yaşandığı şehirlerden modernizm, modaizm, feminizm, kapitalizmin yaşandığı kentlere dönüştürüldük. 

Maneviyattan uzak kentlerin varlığı insanlar üzerinde etkili oldu/ olmaya devam ediyor.. 

Kültür, bir toplumun ruhunun, ruh köklerinin kaynağıdır; gençlikse, bu ruhun yaşamasını ve yaşatılmasını sağlayan umudun pınarı. 

Geleceğini milli ve manevi değerlerle şekillendirmeyen gençlik yozlaşmaya  milli ve manevi değerlerden kopmaya mahkumdur.. 

Gençliğin yetişmesi önce aileden başlar.. Bir toplumu ise  aile ayakta tutar.. 

Mesela İstanbul sözleşmesi var..

Bu yasanın ailenin temeline dinamit koyduğu  gerçeği varken bu yasanın geri çekilmesi için herhangi somut bir adımın atılmaması  ve bu zaaf üzerinden devam edilmesi ısrarı neden?

Detaylarını bulup okuyabilirsiniz.. İstanbul Sözleşmesi Avrupa uyum yasaları çerçevesinde kabul edilişini..

Aile yok edilmeye başladı mı toplumdaki çürüme hızlanır.. 

Hali hazırda kadına yönelik şiddet kapsamında çıkartılan yasalar aileyi bir arada tutmaktan ziyade dağılmasına, savrulmasına sebep vermektedir.. 

Gerçek mağdur olan aileler yerine bir kaç tane sokak başlarını işgal etmiş feminstlerin işgüzarlığına binaen çıkartılan 6284 sayılı yasa.. 

Bir çok kesimin rahatsızlığını dillendirmesine rağmen düzenleme yapılmayan yasa.. 

Kadına şiddeti önlemek adına çıkartılan yasanın kadına şiddeti önlemediği bilakis artırdığı yasa.. 

Yasalarla toplumun dönüştürülmesine katkı sunan bir yasa.. 

Aileyi dinamitleyen bir yasa.. 

Geçtiğimiz günlerde gayr-i meşru hayat yaşayan bir aktrisi, gördüğü şiddet vesilesiyle arayarak sahip çıktığını ve kendisini devletin kanatları altına aldığını belirten Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı, aslında neleri yıkmakta olduğunun farkına bile varamadı malesef! 

Evli olmayan gayr-i meşru bir hayat yaşayan bir kadının devletin kanadının altına almak gayr-ı meşru ilişki sıradanlaştırılıp meşrulaştırılmaz mı?

Ya beyan  yeter sözüne ne diyeceksiniz.. 

Hz Yusuf olayında kadının beyanı esas alındı ve Hz Yusuf yıllarca zindanda kaldı.. Yusuf'un arkadan yırtılan gömleğin önemi yoktu.. 

Züleyha'nın beyanı yeterliydi.. 

Avrupa Birliği denilen, yeryüzünde bozgunculuk yaparak dünyayı sömürenler kulübüne hoş görüneceğiz diye örf ve inançlarımızla ters düşen kötülüklere sahip çıkmak zorunda mıyız? 

Milli-manevi ve kültürel değerlerimizi yozlaştıran, “aile”yi dinamitleyen, insan haysiyet ve onurunu zedeleyen sapkınlıkları, kanun şemsiyesi ile korumaya çalışmak, bu milletin geleceğine kefen dikmekten farksız değil midir? 

6284 sayılı kanun, kadınların maşası olmuş durumda. Evin erkeği kafanı mı bozdu, git karakola, bir ifade ile uzaklaştır evden, at gitsin! Hiç merak etme, evden attığın o adamdan sana nafaka da bağlarız, geçinip gidersin. 

Ne yalanın önemi var, ne haramın! 

Böyle bir toplumda, vatanına, milletine, ailesine iyi bir çocuk yetişir mi Allah aşkına?! 

Bu bir çöküştür! 

Önderimiz ve örneğimiz Peygamberimiz Hz Muhammed (Sav) eşlerine nasıl davrandığını, kadınların Allah'ın bir emaneti olduğu sözünü ne zaman içselleştirecek politikalar üretirsek ''Kadına şiddetin önüne geçer aileyi koruruz.

YAZIYI PAYLAŞ!

Yazıyı Yorumla

Yorumlar / 4

  • Zekeriya Boztepe | 20 Şubat 2020 17:15

    Ağzına yüreğine sağlık bizler için toplumu derinden etkileyecek olan yanlışa değindiğiniz için teşekkürler

  • Muhammet441 | 20 Şubat 2020 11:49

    Kaleminize sağlık sayın muhtarım. Ülkemizin en önemli sorunlarından birine değindiniz için ve bu önemli meleseyi her defasında gündeme getiren Refah Partisine hakkını vererek kaleme aldığınız bu yazı için sizlere teşekkür ederim.

  • Yusuf çınar | 20 Şubat 2020 11:39

    Ali bey kaleminize sağlık elinize sağlık ağzınıza sağlık

  • Cemal | 20 Şubat 2020 11:24

    Değerli muhtarımız ve yazarımız ali beye geleceği dikkate aldığı için kendisine şahsım adına teşekkür ediyorum

YAZARIN SON 5 YAZISI
21Haz

Covid 19 fazla mı normalleştik ne?

19Haz

Şehrin Garipleri

15Haz

Kayısı Rekoltesi

07Haz

Evde Kimse Var mı?

31May

Geciken Vaatler Süründürür