PARDON, EDEBİNİZ DÜŞMÜŞ!


Edep, Arapça bir kelime olup Türkçe karşılığı saygıdır. Ancak, o da terbiye manâsında artık Türkçe'ye mâl olmuş kelimelerden biridir. Ve gerçekten sadece mâl olmuş lâkin gelin görün ki ahlaka yol olmamış.. Zira edepsizliğin, hâyasızlığın, özgüven sayıldığı; iyi niyetin saflıkla  yaftalandığı yıllardan geçiyoruz..

 

Eskiden ahlak, izzet, şeref gibi asil değerleri özünde barındıran insanlar alkışa lâyık görülürken; şimdilerde hiçbir insani vasfı yokken sırf: Soy, sop, makam, mevkii ve bilhassa nakit zengini insanlar alkışlanır oldu. Mesela bir insan zengin veyahut makam sahibi değilse gayet sıradan basit ve bayağı nitelendirilken; son derece ahlaksız, her türlü kötülüğün süzgecinden geçmiş biri, şayet belli bir konumdaysa son derece kusursuz nitelendirilir oldu. Kıstas bu muydu eyy müslüman?  Hangi ara bu denli küçüldün? Dünyalık  hesapların peşine düşecek kadar nasıl sattın benliğini? Ne zamandan beri doğruya eğri, eğriye doğru der oldun? Nasıl edepsizlik yapan çocuğa "Yok bee o hep özgüvenden" der oldun? Hangi ara şeytanlığın adını hakkını savunmak koydun? Kardeşim sen ne ara kalbi elmas olana ve sırf Rabbim (c.c)'in hatrı kalmasın deyip susana "Ne alakası var canım, o kendini savunamıyor" der oldun? O susuyor diye sen sanıyor musun ki konuşamadığından, duyamadığından veya farkedemediğinden.. Hayır kardeşim. O da duyuyor, konuşabiliyor ve çokta net farkediyor. Ama susuyor.. Neden biliyor musun? Allah'ın hatırı için.. Susmayı edep bildiği için. Tanıdık gelmedi demi bu kelime. Ahlaki zaafiyetin o denli kör etmiş ki insaniyetini, tüm benliğin âma...

 

Oysa böyle olmamalıydı.. Suni insanlar bu kadar çoğalmamalıydı. Libası edep olan hakiki insanlar dünyaya getirmeliydi analar.. Ve yolda kimliğini düşürenin peşinden "Afedersiniz, falanca eşyanız düşmüş " demek yerine, gördüğümüz bir hayasızlık karşısında avaz avaz bağırıp "Pardon, edebiniz düşmüş" demeliydik. Ama yapmadık. Yapamadık. Allah(c.c) affetsin...

 

Ve şimdi içimizde bir fırtına:

 

 

Çok özlüyoruz...

 

En ufak hatasında yanakları kızaran masum insanları..

 

Çok özlüyoruz...

 

Yürekli, iyilikperver insanların erdemli sayıldığı zamanları..

 

Çok özlüyoruz...

 

En büyük zenginliğin ahlak sayıldığı uzakları.. 

 

Ahh, deyip iç çekiyoruz ama ne çare...

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
02Ağs

Bebek Şehit Bedirhan'a !

06Mar

Kapitalizmin Üç Tuzağı

17Şub

Rabbime Mektubum Var !

20Ekm

GÖSTER-ME-LİK KURALLAR!

13Ekm

PARDON, EDEBİNİZ DÜŞMÜŞ!