VEFA NEDİR ?


7 haziran seçim sonuçları her kesimde farklı duygusal reflekslere neden olmuştur :

Hdp tabanında,  bölgenin evladını baraj altında bırakmayan sahiplenme olgusu ile müthiş bir başarı 

elde edildiği inancı ile yansıma bulurken,

Ak parti tabanında,  “vefasızlık”  kavramı üzerinden duygusal kırılmalar şeklinde yansıma bulmuştur.

Mhp ve Chp tabanı, değişen yeni bir netice olmaksızın, birincinin iktidardan oluşuna bağlı kısır bir 

sevince sarılmışlardır.

                 7 haziran seçimlerinin özellikle doğu ve güneydoğu bölgesi ile kürt kökenli seçmenler 

üzerinden farklı tepkisel sonuçları da olmuştur. Devamında çözüm sürecine olan inanç ve kararlılıkta 

da ciddi bir kırılmaya neden olmuştur.

Çözüm sürecinin asli mimarı olarak görünen Akparti’nin bölgede ciddi manada oy kaybına 

uğramasının hükümetteki ilk tepkisel karşılığı ;

- vefasızlık söylemi, 

- aday tercihlerinde yaşanan hatalar, 

- seçim güvenliği tartışmaları olmuştur.

Yeni adayların belirlenmesi  ve seçim güvenliğini bir şekilde ihdas edersiniz lakin bozulan inancı, 

kırılan kalbi kısa zamanda tamir edemezsiniz.

“Vefasızlık” kavramı devamında çözüm sürecine olan inancı da ciddi manada tahrip etmektedir.

Bölge insanının özgür iradesi ile Pkk’yı sandıkta yıkmayı arzularken, yıkılmanın getirdiği duygusal 

kırılma maalesef uzun süreceğe benziyor. 

Bir başka talihsiz durum ; çözüm sürecine inanmayan milliyetçi kesim ile Kemalist söylem içinde olan 

kesimlerin de “biz söylemiştik” ekseninde vuku bulan “ötekileştirmenin” dilinin güçlenmiş olmasıdır.

                 Çözüm sürecine olan inanç ile barışı ve huzuru sürdürülebilir kılma arzusunda olan bölge 

insanı, farkında olarak yahut olmaksızın kendi ayağına sıkmıştır. 7 haziran seçim sonucu ile, çözüm 

masasını kuran ve bu uğurda birçok sıkıntıya göğüs geren, masanın bir tarafında bulunan Akparti ve 

tabanında “vefa” kavramı sorgulanmaya başlanmış; silahı bırakmayı vaad eden Hdp, buna güç 

yetiremeyeceği söylemi ile acziyet ve seçim öncesi popülist söylem içinde olduğu ikrarında bulunarak 

bölge insanında kırılmaya, hayal kırıklığına ve handikapların yaşanmasına sebep olmuştur. Çözüm 

sürecinin inşası halinde de bozulması halinde de bundan etkilenecek en büyük ve en birincil öge 

tereddütsüz bölge insanı olacaktır.

                  İki arada bir derede sıkışan bölge insanına yaklaşımda bulunurken, ağır suçlama içinde 

olmak, toptancı bir anlayışla yaklaşmak çözüm değildir. Sitemi, sevgi ekseninde aktarmak doğru bir 

yaklaşım olacağı varsayımı içinde, özellikle geçmiş dönemlerde yaşanan “bahçedeki ayrık otlar 

yüzünden bahçeyi tamamen yakma anlayışından uzak”, özenle sadece ayrık otları ayıklayan bir 

çalışma ile bölge insanını kaybetmeyip bölge ve seçim güvenliğini de ihdas edebilirsiniz. 

               

              Seçilecek adayların belirlenmesinde ;

- Ahlaki kriterler (alçakgönüllü oluş ile kibirden uzak bir karakter),

- Cesaret,

- Liyakat,

- Gayret,  olmazsa olmaz unsurlar olmalıdır.

Sıkca yapılan hatalardan biri maalesef ;

“Bir şehir bir belde sorgulanır iken birçok akla danışmak yerine, o bölgeye hakim tek akla 

danışmaktır.” 

Mehmet Emin Ekmenler, Abdurrahman Kurtlar, İhsan Arslan’ı es geçerseniz, Hdp de kendini temsil 

etme ihtiyacı bulan muhafazakar kökenli vekilleri de anlayamazsınız, bölgeyi de doğru 

okuyamazsınız..!

Bölgeyi dinlemek, bölgeyi anlamak istiyorsanız, akil adamlarınızı dinleyin, sivil toplum 

kuruluşlarınızı anlayın, sabredin ve akledin..!

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
04Ara

Tarihe Not Düşerek

23Nis
06Oca

Abd ve kozmik terör

01Oca

Teröre Bakış Sorunu

16Kas

“ HABEŞ KRALI ! ”