ORTAK HASMIMIZ


 

         Ya bir şey üretirsiniz ya da üretilene muhalif olursunuz.

         Seçime 10 gün kala İzlenen vahim tablo, üretene muhalif olmanın hafifliğini gözler önüne serer vaziyette.

         Somut projeler, üretim materyalleri yerine, kamplaşmayı genişleten, hakareti ve sövgüyü muhalefet sanan bir anlayış ile yeni şeyler söylenemeyeceği ve millette karşılık bulamayacağı hala bazı öğelerce net idrak edilmiş değil..!

         Mevcut yürütme karşısında, en geniş çaplı muhalefetin olduğu ve bu denli geniş cephede mücadelenin zorluğu aşikar lakin kendince doğal bir olguya da vesile olmaktadır ; Ak Parti ve ötekiler..!

Ötekiler ; ortak hasım ekseninde buluşan legal unsurlar olan ana muhalefet partisi CHP, sağın alternatifi MHP, doğu ve güneydoğuda kendine sadece Ak Parti’yi rakip gören HDP, vs.vs.

Legal olmayan genişletilmiş cephede ise, Chp’ye çok da uzak durmayan DHKP-C, bir siyasi partinin ön bahçesi (!) olan PKK ve her daim renk değiştiren suretiyle paralel yapı..!

Bu cephedeki öğelerin veya ötekilerin küçük hesaplar uğruna ilkesiz duruşları tarihe, her geçen gün özel bir anekdot olarak geçmektedir.

         6-7 ekim olaylarında hayatını kaybeden 50 cana karşı yürütmenin, tedbir amaçlı yeni kolluk yasasına, adeta Hdp ve Chp ile aynı çizgide duran Mhp’nin tavrı, tabanı, mazisi ve devlet sorumluluğu yaklaşımı ile ne denli örtüşür millet bunu not etmiştir.

Aynı şekilde sırf Ak Parti kazanmasın anlayışı ile her dem kamplaştığı ve kavga ettiği Chp camiası ile sahillerde kolkola gezinmeleri de millet not etmiştir.!

Hani çözüm sürecine bakışınız ; “bu şehitler boşuna mı verildi” felsefesi idi..!

          Peki düne kadar sağ-sol kavgasında bunca cana neden kıydınız ? Sırf siz sahillerde kol kola gezinesiniz diye mi ? Aynı sual kol kola sandığa giden diğer kankaya da sorulmaktadır.! Tüm bunlara gerekçeniz var tabi..! Antitayyipcilik..!

Bu kısırdöngü ve bumerang, adeta pkk’nın varlığından güç bulan milliyetçi unsur ile devletin hatalarından neşvünema bulan pkk veya siyasi uzantılarını akla getirmektedir.!

Bu tez değildir. Bir ilke de değildir. Bu, “artık bir üründür”. Hatalardan şümul olan bir öğe..!

ÖZGÜN OLMAK,ÖZGÜR OLMAKTIR..!

       Varlığınızı, başkasının hatalarından neşvediyorsanız özgün ve özgür değilsinizdir. Varlık bulduğunuz hatalar kaybolduğunda, kaybolmaya mahkumsunuzdur.

         Daha düne kadar Ergenekon ve Balyoz davalarıyla sap ve saman birbirine karışmış ve taraflar birbirlerini bir karış suda boğacak infialde iken bu gün ne sevgidir ki aynı çuvalda sevişme azmi buluyorsunuz !

        Öncelikle siz ve akabinde seyirciler şunu çok iyi biliyor ki, ilk bulduğunuz fırsatta birbirinizi aldatmaya mahkumsunuz ! Peki nedir bu ahlaksız tutarlılık !!

          Paralel kalkışmanın karşısında bir dönem dik ve sağlam duruş sergileyen Bdp yerine , pragmatik yaklaşım ile aynı çuvala ısrarla girmeye çalışan 3.kişi konumundaki Hdp’nin hali de ibretle izlenmektedir !

         Bunlar unutulur anlayışı, ilkesizliğin ilk masum hareket gerekçesidir.!

         Ya ilke, ya da ilkesizlik. İşte bütün mesele bu !!!!!

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
04Ara

Tarihe Not Düşerek

23Nis
06Oca

Abd ve kozmik terör

01Oca

Teröre Bakış Sorunu

16Kas

“ HABEŞ KRALI ! ”